ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Özel Öğrenme Güçlüğü(Disleksi)

Birbirine karışan b ve d harfleri, 3 yerine E ve yazıda gözle görülür harf, hece, kelime ve noktalama hataları görülüyorsa bu konu hakkında bir uzmandan destek almak yerinde bir karar olacaktır. Özel öğrenme güçlüğü olan bireyleri anlamak için önünüze bir ayna ve arkanıza da bir kitap koyulduğunu hayal edin. Sizden bu kitabı okumanızı istersek yaşayacağınız karmaşanın ve güçlüğün tanımı tam olarak özel öğrenme güçlüğü olan bir çocuğun yaşadığı sıkıntıdır. Erken tanı, destek ve özel bir eğitimle beraber kolaylıkla aşılabilecek bir sorundur.

Disleksi kendini okuma, okuduğunu anlama, kendini ifade etmekte zorlanma, okuma becerisi gerektiren günlük etkinliklerde başarısızlık, kelimeleri tanımada güçlük, yavaş ve hatalı okuma, sözel ifadeleri anlama zorluğu gibi belirtiler ile kendini gösteren Özgül Öğrenme Güçlüğünün tiplerinden biridir. Özgül Öğrenme Bozukluğu tiplerinden en sık görülenidir.

Özgül Öğrenme Güçlüğü ABD Ulusal Öğrenme Bozukluğu Kurulu tarafından, konuşma, dinleme, okuma, yazma, matematik ve akıl yürütme yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli derecede güçlüklerle kendini gösteren heterojen bir grup bozukluk olarak tanımlamıştır. Özgül öğrenme güçlüğü olan bireyler çocukluklarından itibaren zekâ düzeyleri normal veya üstü olduğu halde kendilerinden beklenen okul başarısını sergileyememektedirler. Özellikle eğitim hayatının başlaması ile kendini iyice belli eden bu güçlükler başarısızlık, özgüven eksikliği, düşük benlik saygısı, kaygı, isteksizlik gibi duygusal problemleri de beraberinde getirir.

Öğrenme Bozukluğunun tanısı bireysel olarak uygulanan, standardize edilmiş testlerin ve uzmanın klinik gözleminin sonucunda konulur. Genellikle uzmana başvurma nedeni okul başarısızlığı ve bir takım duygusal sorunlardır. Bunlar genelde akran ilişkilerinde zorluk, gece korkuları, konuşma ve koordinasyon zorluğu gibi olgulardır. Ayrıntılı klinik değerlendirme ile çocuğun yaşadığı zorlukların tıbbi bir duruma bağlı olup olmadığı iyice araştırılmalıdır. Görme, işitme, iletişim bozukluğu gibi engeller öğrenmeyi etkiliyor ve öğrenme bozukluğu profilinin oluşmasına sebep oluyor olabilir. Uygulanan testler ve klinik gözlem neticesinde özgül öğrenme güçlüğünün tipi belirlenir.

Çocuğun kronolojik yaşına ve ölçülen zeka düzeyine uygun olmayan biçimde okuma başarısı düşüktür. Disleksinin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Genel anlamda genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu ve beyinde bilgiyi işleme süreçlerinde bir farklılık olduğu düşünülmektedir. Birinci dereceden aile yakınlarında görülme sıklığı yüksektir.

Disleksi öğrenme ile ilgili bir farklılıktır. Dislektik insanlar normal yolların dışında öğrenme ve öğrendiğini anlamlandırma yöntemlerine sahiptir. Bir nevi herkesin yaptığı şeyleri yapan ancak herkesin yaptığı gibi yapmayan bireylerdir. Önemli olan bu bireylerin farklılıklarını etkili yöntemlerle kullanmayı öğrenmesi ve bozukluğun getirdiği zorluklarla baş etmesini öğrenmesidir. Leonardo Da Vinci, Edison, Einstein, Can Dündar, Tom Cruise, Keanu Reeves gibi. Saydığımız ünlü ve başarılı kişilerin dislektik bireylerdir. Bu kişilerin biyografileri incelendiğinde okul başarısızlığı, akranlar ile ilişkide zorluk, duygusal problemler gibi zorluklar yaşadıkları ancak baş etmeyi öğrenebildikleri, dolayısı ile başarı merdivenlerini tırmandıkları görülmektedir. Dislektik çocuklara bu kişilerin hayatının anlatılması ile motivasyon aşılanabilir.

Disleksi ve diğer öğrenme bozukluğu olgularının yaşadığı bazı güçlükler;

  • Algılama zorluğu.
  • Ezber zorluğu: Adres, numara, isim vb ezberlemekte zorlanma. Kendi numarasını rehbere kaydetme.
  • Sıralama ve organizasyon güçlüğü: Fikirlerini, eşyalarını sıraya koyma ve düzenlemede güçlük.
  • Verilen yönergeyi izlemede güçlük.
  • Kendini ifade etme, akıcı ve net konuşma güçlüğü: Özellikle topluluk karşısında ve stres altında konuşurken zorlanma.
  • El göz koordinasyon güçlüklerine bağlı sakarlıklar.
  • Geç konuşmaya başlama.
  • Duygusal sorunlar: Öfke, kaygı, çökkün ruh hali vb.

Telefon numarası ezberleyememe, söylenen numarayı yanlış kaydetme, sesleri veya heceleri karıştırma (vezne yerine zevne), bir şey söylemek isterken yanlış kelime kullanımı dolayısı ile başka bir şey söyleme, özgüven eksikliği, saatleri karıştırma (16:00 = 6 gibi), sorulara alakasız cevap verme, koordinasyon güçlüğüne bağlı sakarlıklar (bisiklet sürme, ip atlama zorluğu ) benzer figürleri ayırma zorluğu, yönleri öğrenememe ( ayakkabıyı ters giyme, sağı solu şaşırma), zamanı karıştırma( yarın olacak yerine dün olacak demek gibi ), yabancı dil öğrenme güçlüğü, kolay vazgeçme derslere karşı ilgisizlik ve isteksizlik ilerleyen yaşlarda da görülmeye devam eden zorluklardır.

Dislektik bireylerin okulda okuma ve algılama güçlüğüne bağlı olarak yaşadıkları akademik başarısızlıkların yanına sosyal ve duygusal zorluklar ile mücadele etmektedirler. Zeki olmalarına rağmen zeka geriliği ile itham edilir, akranları tarafından dışlanır ve güçlükler ile baş edemediğinde duygusal sorunlar ile baş başa kalırlar.

Dislektik çocuk nasıl desteklenebilir?

Dislektik bir çocuğa yardım etmenin en iyi yolu disleksiyi ve çocuğu yakından tanımaktır. Disleksinin çocuğun hayatında ne gibi zorluklara sebep olduğunu bilmek ve bu zorluklar ile baş etmeyi öğretmek gerekir.

Çocuğunuzun güçlük çektiği durumları ve güçlü yanlarını öğrenmenizi öneriyoruz. Örneğin dislektik çocuklar genlikle zeki, yaratıcı, güçlüklerle ilginç yöntemlerle baş edebilen, renkli çocuklardır. Aynı zamanda okumayı sevmeyen, okurken zorlanan, okumaktan kaçan çocuklardır. Sebebi ise okuma eyleminin onlar için zorlayıcılığıdır. Zorluklara ek olarak çevrenin verdiği tepkiler, genellikle negatif ve çocuğu örseleyici boyuttadır. Çocuk için zorluklarla dolu bu yolculuktan kaçmak daha kolay gelir. Oysa ebeveynler ve öğretmenler çocuğu zorluklara rağmen yüreklendirmeli, yanında olmalı ve ona kabahatliymiş gibi davranmaktan kaçınmalıdır.

Tedavi için multidisipliner, başka bir ifade ile tıbbi, psikiyatrik, psikososyal, pedagojik değerlendirme ve tedavi yaklaşımı gerekir. Tedavinin en önemli aşaması özel eğitim ve psikopedagojik terapilerle çocuğun desteklenmesidir. Bu nedenle ailenin mutlaka uzman desteği alması gerekmektedir. Sosyal ve duygusal sorunların çözümüne yönelik bireysel ve aile terapileri önerilir. Bunun yanında ailenin sorunu kavraması, çocuğun öğrenme ve davranış problemleri ile baş edebilmesi anlamında gerekli eğitim ve destek verilir.

Ailelerin çocuğun farklılığını kabul etmesi ve ona yardımcı olması önemlidir. Çocuğunuz sadece diğerlerinden farklı. Bu onu kötü veya değersiz yapmaz. Bu çocuğunuzu özel ve farklı yapar.