ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Söz Dinlemeyen Çocuklar

Çocuklarda söz dinlememe en sık 2 yaş civarında, çocuğun tuvalet alışkanlığını da kazandığı dönemde görülür. Bu dönemde çocuk kendi vücudu üzerinde iyiden iyiye kontrol kazanmaya başlamış olup, gücünü sınama ihtiyacındadır. Anne babanın tahammül sınırlarını zorlayacak derecede ısrarcı ve inatçı olabilir. İstediğini yaptırmak için kendini yerden yere atabilir, gereksiz yere ağlayıp, kendine ve eşyalara zarar vermeye kalkabilir.

Bu sürecin normal gelişiminin bir parçası ve geçici olduğunu bilerek sabırlı davranmalıyız. Çocuğa bağırmak, kızmak ve şiddet uygulamak, çocuğun daha da negatif tavır almasından başka bir işe yaramaz. En uygun yaklaşım, sakin, kararlı ve sabırlı olarak, çocuğun sakinleşmesini beklemektir.

Anne babanın çocuk eğitimindeki tutum ve davranış hataları da çocuğun söz dinlememesinde etkin rol oynayabilir. Katı disiplin veya fazla gevşek disiplin uygulamaları, ebeveynlerin kararsız ve tutarsız yaklaşımları, kalabalık aile ortamları, anneanne, babaanne, dede gibi aile büyüklerinin de çocuk üzerinde söz sahibi ve etkili oldukları ailelerde yetişen çocuklarda bu tip olumsuz davranışlar daha sık görülmektedir. Çocuğun yeni bir kardeşinin olması da söz dinlemez davranışların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Ebeveyn olarak çocuklarımıza beklemeyi öğretmek gerekmektedir. Çocuk her istediği şeye hemen kavuşmanın mümkün olmadığını, emek ve sabır göstermesi gerektiğini öğrenmelidir.

Çocuğunuzdan gücünün üzerinde ve yaş durumuna uymayan olgunlukta şeyler istemeyin. Bunları başaramadığında başarısızlık duygusu ve özgüven eksikliği yaşar. Bu da daha sonraki zamanlarda söz dinlememe şeklinde kendini gösterebilir.

Anne babanın çok katı ve disiplinli, aşırı hoşgörülü ve tavizkar veya tutarsız yaklaşımları da çocuklarda söz dinlememe davranışını destekler niteliktedir. Birinci önceliğiniz çocuğa tutarlı yaklaşmaktır.

Çocuğunuza doğrudan engeller koyma yerine seçenekler sunun. Yeni seçenekler sunarak onu yönlendirmek her zaman, “hayır”, “olmaz”, “asla” gibi sözlerden daha etkilidir ve çocuğun uyumunu arttırır.

Çocuğunuza karşı eleştirel davranmayın, hatalarını yüzüne vurmayın. Her zaman iyi yaptıklarını ön plana çıkarın. Hataların mümkün olduğunu, önemli olanın hatayı görüp doğrusunu yapmak ve tekrarlamamak olduğu fikrini yerleştirin.

Çocuğunuz istekleri karşılanmadığında bağırıp çağırıyor, kendini yerlere atıyorsa sertleşip, ses tonunuzu yükseltip, kızmayın. Sakin ve yumuşak bir ses tonuyla kararlılığınızı ona hissettirin.

Çocuk eğitiminde her zaman az konuşup, çok davranma prensibini kullanın. Örneğin, yürümeye yeni başlayan çocuğunuz sık sık mutfağa gidip, yanan ocağı ellemeye çalışıyorsa sürekli dur, hayır demek yerine ocağın önüne bir engel koyun ve ilgisini başka bir yöne çekin.

Cezalandırıcı metodlardan kaçının. Dayak ve sert yaklaşımlar gelecekte şüphe, utanç ve suça meyilli çocuklar yaratır.

Çocuğunuzu kurallara boğmayın. Kuralları yaşına ve gelişim özelliklerine uygun koyun, bıktırmadan ve yavaş yavaş alıştırın. Kurallara uyma konusunda siz de tutarlılık gösterin ve ailece kurallı yaşamayı benimseyin.

Çocuktan istediklerinizin yerine getirilmesi konusunda aceleci davranmayın, ona zaman tanıyın. Sabırsız davranışlarını ödüllendirmeyin.

Çocuğa doğrudan emir vermek, ne yapacağını söylemek yerine özgüven, kişisel güç ve özerklik hissi edinmesi için karar mekanizmalarınıza mümkün olduğu ölçüde onu da katın. Sevgi ve ilginizi her fırsatta ifade edin.

Yaklaşım tarzınız her zaman ona, ne yapamayacağı yerine, ne yapabileceğini göstermek olmalıdır. Göz iletişimi ve yüzünüzde kararlı ve sevecen bir ifade olduğundan emin olun. Sözlü iletişimde isteklerinizi birkaç kelime ile ifade edin. En ideali 6 ya da daha az sözcük kullanmaktır. Bazen fısıldayarak istekle bulunmak daha etkili olabilir. Çocuklar bu durumda daha dinleyici olurlar.

Çocuklar, ne zaman bir şeyi kast edip ne zaman etmediğinizi gayet iyi bilirler. Kastetmediğiniz ve saygılı bir biçimde söylemediğiniz müddetçe bir şey söylemeyin. Çocuklarla konuşurken bebek dili kullanmayın.

Çocuklarınıza bilgi vermeden önce dinlemek isteyip istemediklerini sorun. Kabul etmedikleri sürece siz bir duvara konuşmuş gibi olursunuz.

“Hayır” sözcüğünün kullanımı bir gelişim süreci değildir. Çocuklar çoğu kez bu sözcüğü eğlenceli ve kolay bularak bir oyun gibi kullanırlar. Kendinizde de hayır kullanımını azaltın. Çocuğunuz hayır dediğinde her zaman bunu önemsemeyin. Eyleme geçmeniz gerekiyorsa ağzınız kapalı hareket edin. Örneğin, çocuğun yatma zamanı geldiyse kararlı bir biçimde, sevgi dolu bir yaklaşımla onu elinden tutun ve yatağına götürün.

Son söz olarak diyoruz ki; çocuklarınıza asla “kötü çocuk”, “kötü kız”, “yaramaz oğlan” gibi şeyler söylemeyin. Çocuklar kabul edilemez şeyler yapabilir fakat asla kötü olmazlar.