ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Çok Yaklaşımlı Psikoterapi

Çok yaklaşımlı psikoterapi, Arnold Lazarus tarafından geliştirilmiş olup sistematik ve kapsamlı bir terapi yaklaşımıdır. Bu psikoterapi yönteminde kişinin davranış, duygulanım, duyum, imgeleme, biliş, kişiler arası ilişkileri tüm yönleriyle ele alınır.

Kişiselleştirilmiş ve bireyci olan çok yaklaşımlı psikoterapi, genel kural ve prensiplere sahip olmakla birlikte ayrı ayrı her birey için uygun müdahaleleri araştırır. İlaçlı tedaviler, kişinin biyolojik yapısı, beslenme, hijyen, egzersiz gibi günlük hayattaki tüm parametreler de bu psikoterapinin bir parçasıdır.

Çok yaklaşımlı psikoterapide temel soru, bu danışan için nasıl bir terapist ve terapi en iyisidir olup, her danışanın algılanmış ihtiyaçlarına çözüm bulmaya çalışılır. İnsanların çok çeşitli ihtiyaçları ve beklentileri olduğu, farklı yaratılışları olduğu prensibini merkeze alan bu terapi yöntemi, psikoterapistin çok geniş bir yelpazede biçimsel, düzenli ve stratejik davranması gerektiğini savunur.

‘’Kim için, hangi koşullarda, ne işe yarar?’’ sorusu tüm terapi boyunca temel felsefe olacaktır. Daha önceden belirlenmiş bir tedavi kalıbı bu yaklaşımda söz konusu değildir. Esneklik ve değişkenlik her şeyin üzerinde tutulur.

Çok yaklaşımlı psikoterapide terapist, dikkatini, bireyle birlikte onun kendi sosyal ortamındaki haline de yöneltir.

Lazarus’un alkolizmi çok yönlü bir perspektifle tedavi etme ihtiyacını anlattığı 1965 tarihli makalesi, çok yaklaşımlı psikoterapinin bir özeti gibidir. Burada;

  • Hastayı fiziksel sağlığına kavuşturmak için gerekli tıbbi yardım sağlanır.
  • İçme alışkanlığını azaltmak için tiksindirme terapisi ve kaygı azaltma koşullaması kullanılır.
  • Hastanın çevresindeki kaygıya dair belirli uyarıcı öncülleri tespite yönelik derinlemesine bir araştırma yapılır.
  • Sistematik duyarsızlaştırma, atılganlık eğitimi, davranış tekrar etme ve hipnoz gibi ek teknikler uygulanır.
  • Hastanın eşiyle olan ilişkisi ele alınır, kuracakları iş birliği optimum düzeye çıkartılır.

Çok yaklaşımlı terapide mizacın ve kişiliğin biyolojik ve psikolojik temeli olduğuna inanılır. Kişiliğimiz, genetik yapımız, fiziksel çevremiz ve sosyal öğrenme geçmişimizin arasındaki etkileşimden kaynaklanır.

Çok yaklaşımlı görüşte danışanların çatışmalardan, talihsiz deneyimlerin kötü sonuçlarından ve sosyal ve kişisel yaşantılardaki farklı olumsuzluklardan dolayı sıkıntı çektikleri varsayılır. Bundan dolayı tek yaklaşımlı psikoterapiler tedavide yetersiz kalacaktır.

Çok yaklaşımlı psikoterapi psikanalitik, davranışçı, bilişsel ve diğer bir çok sistemden yararlansa da bu tekniklerin altında yatan kuramlarla tamamen hemfikir değildir.

Bu psikoterapi yönteminde temel önerme; danışanların, çoğu zaman, belirli tedavilerle iyileştirilmesi gereken belirli problemlerden dolayı sıkıntı çektikleri, ruhsal dengelerinin bozulduğudur. Burada her bireyin diğerinden farklı oluşu hiçbir zaman unutulmaz. Danışanın beklenti ve ihtiyaçları ön plana alınır.

Çok yaklaşımlı terapide ana vurgu her bireyin diğerinden farklı olduğudur. Bu yüzden standart bir tedavi şekli yoktur. Terapist danışanın beklenti ve ihtiyaçlarını dikkate alır ve çoğu kez pasif yansıtıcı bir duruş benimser. Temel soru, ‘’Bu birey için nasıl bir terapi veya terapist en uygun olur?’’ cümlesidir.

İlk görüşme bireyle, çiftle veya aileyle yapılabilir. Mevcut duruma yol açan şey ve bunu sürdüren kişi veya unsur psikoterapi sürecinin ana teması olacaktır.

Toplu alıştırma, davranım önleme ve taşırma gibi tekniklerle davranış sönümleme, karşıt koşullama, olumlu pekiştirme, olumsuz pekiştirme, duygusal boşalma, duyusal haz alma teknikleri, gerilim giderme egzersizleri, imgeleme teknikleri, bilişsel yeniden yapılanma, farkındalık eğitimi, kişiler arası ilişki eğitimi gibi metodlar çok yaklaşımlı psikoterapide sıklıkla kullanılan tedavi mekanizmalarıdır. Egzersiz ve daha iyi beslenmeye yönelik tedbirlerin yanı sıra gereğinde ilaç tedavisi de bu terapi yönteminin unsurları arasındadır.

Çok yaklaşımlı psikoterapinin ortalama süresi, yaklaşık 50 saat olup, haftada bir seanstan bir yılı kapsar. Kısa süreli çalışmalar ise 10-12 seansta tamamlanır.

Özetle, çok yaklaşımlı psikoterapiyi, etkili ve insancıl bir yolla uzun süreli değişim sağlamayı hedefleyen kapsamlı, sistematik ve bütüncül bir terapi yöntemi olarak tarifleyebiliriz. Esneklik, bu psikoterapi yönteminin birincil yönüdür.

Çok yaklaşımlı psikoterapi, Antalya Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezi olarak bizim temel psikoterapi yöntemimiz olan bütüncül terapi ile bir çok noktada benzerlik göstermektedir. Kişiye ve mevcut soruna yönelik spesifik tedavi ihtiyacında Antalya Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezimizden her türlü psikolojik ve psikiyatrik desteği alabilirsiniz.

Psikiyatri Uzmanı ve Psikoterapist Dr. Emine Filiz Uluhan, Antalya Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezi, Lara/Muratpaşa/Antalya.

Kaleminden