ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

İlişkiler ve Güç Mücadeleleri

Bir ilişki üç ayaklı bir iskemle gibidir temelde. Ayakta durabilmek için sevgi, saygı ve güven üçlüsüne ihtiyaç duyar.

Genelde en göz önünde olanı sevgidir ve kötü giden bir ilişki de genelde sevginin azalmasına bağlanır. Bu böyle midir? Böyleyse sorun yok, daha doğrusu sorun var ama en azından ne olduğu belli. Çoğu zaman sorun tespit edilemez ve çözümü bulmak imkansız olur bu durumda. Çözüm yok değil, ama çözümü bulmak imkansız. Ne acı. Sevgi bitmiş demek bile daha kolay.

Bu yazının konusu sevginin olması ya da olmaması üstüne değil, sevgiye ve ilişkiye yazık olmaması üstüne. Olur ya, bazen iki insan birbirini gerçekten sever ama sevildiğinden emin olamaz. Temelde kendine güveni azdır . Bu güven eksikliğini kontrol edemeyen aşık, sevgilisini kontrol etmeye uğraşır. Veya bir taraf kontrolü tamamen diğerine bırakır ki bunun da sebebi aynı, yine kişinin kendine güveninin az olmasıdır. Böyle başlar, sürer ve gider bu güç oyunu. Bazen pasif, bazen agresif, bazen masumca tehditlere, bazen psikolojik ya da fiziksel şiddete varır ve herkesin kendi mükemmel taktiği vardır.

Tüm olayın özü özgüven meselesi. Önce kendine güven, sonra karşısındakine. Kendine güvenemeyen insan karşısındakine nasıl güvensin? Tam bu noktada çok önemli bir şey var. Güç ile güven duygusu arasındaki tartışmasız bağlantı. Hayır hayır, tartışmasız diye bir şey yok, tartışılmalı her şey. Bir bağlantı var güç ile güven duygusu arasında elbet ama nedir, ne değildir, nasıldır? Güç varsa güven de vardır, güven varsa güç de. Evet, bu ikisi birbirini besler. İlişkiyi kuran iki taraf da (hayııır, iki birey de! Çünkü taraf yok, bu olay bir birliktelik, bir ortaklık. İki insanın sevgi bağıyla, saygı ve güven ortamının huzurunda bir araya gelmesi.) kendi başına güçlü ve güven duygusuna sahip olmalı, kendi gücünün farkında olmalı. Diğer kişinin de bunlara sahip olduğunu bilip ona sevgi ve ilginin yanında saygı ve güven de beslemeli. Böyle olunca ortada bir mücadele, bir savaş zaten olmamış olacak ve sadece bu yazının başlığında kalacak tabii ki.

Eğer bu yazının başlığından muzdaripseniz sevginizden, karşınızdakinden, kendinizden ümidi kesmeyin. Ama en başa, en temele, içinizdeki güce odaklanıp onu bulmak hedefiniz olsun.’’

Anıl ULUHAN 29.10.2012

Kaleminden