ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Pozitif Düşünmek

Doğumla beraber beynimiz dolmaya başlar ve kendimize özgü düşünce şeklimiz oluşur. İlk başta ebeveynlerimizin düşünceleri, sonra öğretmenlerimiz, yakın çevre ve toplumun düşünce ve beklentileri devreye girer. Dinsel, ahlaki, felsefi, sosyal düşünceleri de sentezleyerek kendi düşünce yapımızı oluştururuz. Kendimizi geliştirmek için bağımsız düşünebilmeli, her perspektiften bakabilmeliyiz.

Saf, temiz ve açık bir zihinle doğan beynimiz yaşamımız boyunca belli kalıplara girmeye zorlanacak, belli sınırları kabullenecek, olumlu düşüncelerin yanında negatif düşünceleri de içselleştirecektir. Hayatımızın akışını da bu düşünce ve deneyimler şekillendirecektir.

Düşüncelerimiz güçlü bir enerji kaynağıdır. Somut yaşantılar büyük ölçüde düşüncelerimizden oluşacaktır. Yorumlama, yargılama, değerlendirme yeteneği olmayan bilinçdışımız olumlu ya da olumsuz, aldığı her düşünceyi gerçekleştirmek için çabalar. Bundan dolayı düşündüğümüzü yaşar, düşündüğümüzü oluruz. Yetenekli, güçlü, şanslı olduğunuzu düşünüyorsanız başarılı olmanız çok kolaylaşır. Tersi durumda ise küçük bir pürüz büyük engellere sebep olacak, aksilikler hep sizi bulacaktır.

Negatif düşüncelerden kurtulup, pozitif düşünce yapısına sahip olduğumuzda iç huzuru yakalamak ve başarılı olmak kolaylaşacaktır.

Koşul tanımaksızın alternatif üretebilen, bizi sınırlayan kalıpların ötesine geçebilen, değişime ayak uyduran, çözüme yönelik, gerçekçi, uzlaşmacı düşünceler pozitif düşüncedir. Esnek, özgür ve hızlı karar alabilen pozitif düşünce yapısı başarı kapılarının açılmasında altın anahtardır.

Pozitif düşünce pozitif enerjiyi tetikleyecek bu da bize sağlık, mutluluk ve başarıyı getirecektir.

Psikosomatik hastalıklar grubu içinde yer alan asabi tansiyon, migren türü baş ağrıları, spastik kolon gibi fonksiyonel barsak hastalıkları, mide ve onikiparmak barsağı ülserleri, gastrit gibi bir çok fiziksel hastalıkta ve stres, depresyon, panik atak, fobiler, moral-motivasyon eksikliği, yaşamdan tat almama, tatminsizlik gibi modern çağın tavan yapmış psikolojik rahatsızlıklarında düşünce sistemimizin büyük rolü vardır. Düşünce sisteminin gelişmesinde ise bebeklik ve erken çocukluk yaşantılarının büyük önemi yanında binlerce yıllık öğretilerin günümüze aktarımları da söz konusudur. Sahip olunan düşünce yapısıyla (burada dünün etkileri çok büyüktür) bugünün sorunlarını çözmek çok zordur. Einstein, bunu güzel ifade eder. “Problemi yaratan beyinle sorunu çözmek mümkün değildir.”

Yeni bir düşünce sisteminin yapılandırılması psikoterapi ile olur. Bundan bir önceki basamak olarak pozitif düşünmeyi öğrenerek, düşünce sisteminizi problem yaratan değil alternatif çözümler üreten bir bakış açısına kavuşturabilirsiniz.

Antalya psikiyatri ve Antalya psikoterapi merkezi olarak pozitif düşünce nasıl geliştirilir, pozitif düşünce nedir, nasıl pozitif düşünülür, pozitif düşünceler nelerdir? sorularına temel yaklaşımı vermeye çalışacağız.

1)Kendinizi eleştirmeyi bilin. İyi ve kötü yanlarınızı görmeye çalışın. İyi yanlarınızı daha da geliştirirken, eksik ya da kötü yanlarınızı destekleyin. Ne olmadığınıza inanmak yerine ne olduğunuzu bilin, olmak istediğiniz şey için çaba gösterin.

2)Sevgiyle bakın. Herkesin ve her şeyin içindeki iyiliğe odaklanın, iyi kısmını mutlaka görmeye çalışın.

3)Suçlayıcı düşünceleri affedici düşüncelerle değiştirin, affetmeye hazır ve affedici olun. Kin tutan yönünüzü bırakıp, sevgiyi kucaklayın, geçmişteki sorunları kapatın. Birilerini cezalandırma ihtiyacından kurtulun.

4)Gerçeklerden kaçmayın. Gerçeği görmezden gelmek geçici rahatlama sağlasa da gerçekliği kabul edip onunla birlikte yaşamak, gerçeklik altında ezilmek yerine gerçeklik üzerinde egemenlik kurmak gerekir.

5)Kimse mükemmel değildir. Çevrenizdekileri olduğu gibi, hataları ve sevaplarıyla kabul edin, siz de mükemmel olma ihtiyacını bir kenara bırakın. Olumsuz alışkanlıklarınızı elbette değiştirmeye çalışın ama bunlara nefretle değil sevgiyle bakın. “Ben benim, sen de sensin” fikrini içselleştirin. Herkes aynı olamayacaktır, önemli olan farklılıkların uyumunu kurmaktır.

6)Kendinizi sevin. Bu kibirli, kendini beğenmiş, kendini diğer insanlardan üstün görme anlamında değildir. İyi ve kötü, doğru ve yanlış yönlerinizle, her halinizle sonsuz uzayda biricik bir varlık olarak sevmektir, asıl kendini sevmek. Kendinizi kabullenip sevdiğinizde her şeyi sever, her şeye sevgiyle yaklaşırsınız.

7)Kimseye tepeden bakıp, kendinizin daha değerli, daha üstün olduğunuzu düşünmeyin. Senden daha iyiyim, maskesinin altında aslında kendinden nefret etme ve aşağılık duyguları vardır. Birilerinin üzerinde hissediyorsanız, mutlaka bilinçdışında birilerinin de altında olduğunuz düşüncesi yatar. Pozitif düşünce kendinize ya da başkalarına üstünlük ya da aşağılık atfetmeden özel bir insan olarak bakabilmektedir.

8)Kendinize ve yeteneklerinize güvenin, sürekli kendinizi koruyarak ya da savunarak yaşamaktan vazgeçin. Olanaksız fikrini kafanızdan silin, yapabileceklerinizin maksimumunu yapmaya çalışın. Yapma isteğiniz kaybolmadıkça hiçbir şey imkânsız değildir.

9)Gücünüzü bilin, gücünüzü elinize alın. Yaşamı iyileştirmeye yönelik zihin gücü herkeste vardır. Birçok insan bu gücü kendisine kızdığından ya da kader kurbanı olarak gördüğünden dolayı kullanamaz. Zihin gücünü ele alıp, bilinçli şekilde kullanan, bu gücü inkâr etmeyen herkes hayatını değiştirme fırsatı yakalar.

10)Güzelliği büyük, pahalı, lüks şeylerde aramayın. Güzellik her yerde, doğanın içindedir. Sizde doğanın bir parçasısınız. Kendinize ve doğaya sevgiyle bakarsanız her zaman size mutluluk ve enerji verecek, neşelendirecek, iyileştirecek şeyler bulabilirsiniz.

11)İnsanların yeteneklerine saygı duyun, ön yargılarınızdan arınarak onları destekleyin. Bu size avantaj olarak geri dönecektir.

12)Başkalarından gelen eleştirilerde art niyet aramayın. Yapıcı ve sağlıklı eleştirileri dikkate almanız ve yararlanmanız sizi ileriye götürecektir.

13)Kimse arkadan konuşulmasından hoşlanmaz. Dedikodudan uzak durmak ve duygularınızı doğrudan ifade etmek ilişkilerinizi rahatlatacaktır.

14)Yatmadan önce sizi rahatlatacak şeyler yaparak kendinizi uykuya hazırlamanız sağlıklı rüyalar görmenizi sağlayacak, zihin temizlenecektir. Televizyon karşısında uyumak, uyku öncesi felaket haberleri dinlemek vs. bilinçdışınıza bir sürü olumsuz duygu yükleyebilir.

15)Fiziksel sağlığınızın kıymetini bilin.

16)Çoğu kez zamanın daraldığını, zamanın yetmediğini düşünür, hayıflanırız. Aslında hayat her şeyi tam zamanında ve tam olması gereken yerde vermektedir. Buna inanmanız olgun sabrı ve bütünleşmeyi gerçekleştirdiğinizi gösterir. Sabırsız davranmanız süreci hızlandırmakta daha çok zaman kaybetmenize yol açmaktadır.

17)İyi bir dinleyici olun, karşınızdakini sabırla dinleyerek anlamaya çalışın.

18)Problemin olduğu yerde çözümde vardır. Çözümün varlığına inanın, esnek olarak farklık çözüm yollarına yöneldiğinizde başarılı olmanız kaçınılmazdır.

19)Boş zamanlarınızı boşa harcamayın. Yapıcı ve yaratıcı işlere yönelerek boş vakitlerinizi değerlendirmeniz kendinizi gerçekleştirme yolunda büyük getiri sağlayacaktır.

20)Günde en az bir kez, kısa bir sürede olsa sessizce kendinizi dinleyin. Bu rahatlamanızı, iç huzuru bulmanızı sağlayacak, içinizdeki bilgeliği görmenizi kolaylaştıracaktır.

21)Yaşadığınız anın değerini bilin, iyisiyle kötüsüyle kabullenin. Bugün yaşanan kötü şeyler gelecekteki iyi şeylerin kilit noktası olabilir. Yaşamın ve deneyimlerimizin her rengini görmek, onları her şartta sevmek ve hayata bir kez geldiğimizi unutmamak bizi her zaman olumluya götürecektir.

22)Kaçan fırsatlar için sürekli üzülmeniz size hiçbir getiri sağlamaz. Hayatta ikinci bir şans her zaman vardır. Önemli olan o zamanı sabırla beklemek, şansına küsmemektir.

23)En iyi davranış biçimi dürüstlüktür. Kendinize karşı dürüst olmanız, başkalarına karşı da dürüst olmanın temelidir.

24)Hiç kimse hep hatalı ya da hep hatasız olamaz. Zaman zaman hatalı olabileceğimizi kabul etmeli, hatalarımızdan ders almalıyız. Hatayı kabul etmek büyüklüktür.

25)Duygularınızı bastırmayın, doğal olun. Açıkça ifade edilen duygular ruh sağlığı için bire bir olup, sizin dürüstlüğünüzün de işaretidir. Bu duygularınızın sizi yönetmesi anlamında değildir. Kendinizi ifade edin, ancak davranışlarınızı duygularınız değil fikirleriniz yönlendirsin.

26)Kaderin şans değil seçim işi olduğunu unutmayın. Zorlukların üzerine gidin, şansınızı kendiniz yaratın ve kendinizi yenin.

27)Kendinize güvenin, bu sayede düşüncede ve eylemde bağımsız olursunuz. Kendine güvenenler başkalarına da güvenebilir. Kimseye güvenmeden bir yaşam zordur.

28)Mazeretlere sığınmayın, mazeret aramayın. Düşünce ve eylemlerinizin sorumluluğunu almak erdemliliktir.

29)Karşılıksız sevin, ihtiyacı olanlara yardım etmenin getirdiği doyum ve mutluluğu tadın.

30)Vazgeçilmez olduğunuzu sandığınız nokta dibe vurmaya en yakın olduğunuz durumdur. Her alanda sizden iyiler olabileceğini unutmayın, gelişim ve değişim süreğendir. Kendinizi geliştirirken başkalarının gelişimine destek olmak, onların önünü açmak bilgeliktir.

31)Yapıcı ve sade bir dil kullanmanız daha iyi dinlemenizi ve anlaşılmanızı sağlayacaktır. Olumlu düşünüp, olumlu konuşun.

32)Öğrenmenin sonu ve yaşı yoktur. Gelişime ve öğrenmeye açık ve istekli olmanız başarılı ve mutlu olmanızı sağlayacaktır.

Antalya psikiyatri ve Antalya psikoterapi merkezi olarak pozitif fikir ve pozitif eylemlerin sonunun olmadığının bilincindeyiz. Pozitifin yanında negatif de mutlaka olacaktır. Olumsuzlukların içindeki iyilik ve güzellikleri görüp keşfettiğimiz anda dünya daha yaşanası olacak, güneş daha bir parlayıp, daha bir ısıtacaktır.

Hayat şartları olumsuz düşünceler üzerinde motive edici olup pozitif düşünceleri baskılasa da insani gücümüze inanıp, kendimize güvendiğimizde, aşağılık ve yetersizlik duygularının ümitlerimizi kırmasına izin vermediğimizde yenilemeyecek hiçbir güçlük kalmayacaktır.

Antalya psikiyatri ve Antalya psikoterapi merkezi olarak pozitif düşüncenin hâkim olduğu daha iyi bir dünya, mutlu bir insanlık dileklerimizle.

Psikiyatri Antalya, Antalya Psikoterapi Merkezi.

Psikoterapi Antalya, Antalya Psikiyatri Merkezi.

Psikiyatri Uzmanı Filiz Uluhan.

Kaleminden