ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Dürtü Kontrol Bozuklukları

Dürtüler insanı bir harekete doğru yönlendirir. Dürtü mutlaka haz, yani doyum ister. Dürtünün doyumu ile ruhsal ve bedensel denge hali oluşacaktır. Dürtünün doyumu sırasında gerçekliğin ve ahlaki, etik değerlerin de gözetilmesi için kişinin güçlü olması gerekir. Pek çok sebeple kişinin benlik gücünün zayıflamış olabilir. Dayanma gücü, sabır gücü zayıfsa dürtüler kontrolsüz çıkarak önemli yaşam sorunlarına yol açacaktır. Böyle durumlara dürtü kontrol bozuklukları denir. Aileler son zamanlarda zamane gençleri diyerek giderek artan şekilde çocuklarının, gençlerin çok sabırsız ve öfkeli olduğundan yakınmakta. Bunun en önemli nedenlerinden biri, bebeklikte itibaren ailelerin doğru sınırlar koyamaması, yaşına uygun sorumluluklar verilmemesi ve sağlıklı iletişim kurulamamış olmasıdır.. Büyüdükçe dürtüleri kontrol etme, doyurma, erteleme öğrenilir. Aksi halde dürtü kontrol bozuklukları gelişebilir. Dürtü kontrol bozukluğu bir ruhsal hastalıktır ve tedavi edilmesi gerekir. Bunlardan en sık karşılaşılanı, saldırganlık duygularını kontrol edemeyerek mala ve cana zarar veren kişilerde gözlenen bozukluktur. Çoğunlukla "yine nöbet geçiriyor," diyerek huy olarak kabul edilir. Küçücük bir nedenle, aniden başlayan saldırgan tutum, vurup kırma, fırlatma, yumruk atma gibi davranışlar görülür. Normalde çok saygılı birinin aniden aykırı tutumu çevresindekileri iyice şaşırtır. Dürtülerini kontrol edemeyenlerin yaşantılarında çalkantılar vardır. Çocukluk döneminde şiddete ve travmaya maruz kalma sık görülür. Benzer şekilde davranan aile üyeleri model alınabilir. Kendini yetersiz hissetmenin, yapmak istediklerini yapacak gücü olmadığını düşünmenin de benzer tepkilere neden olabildiği unutulmamalıdır. Dürtü kontrol bozukluğu her yaşta başlayabilir. Ama gençlikte başlaması daha sık rastlanır. Kişi yaşlandıkça bulgular çoğunlukla yatışır. Yakınları, olgunlaştı, duruldu diye düşünür. Ancak bazen tersine yaşlılık dönemlerinde fiziksel sorunların artmasıyla, yetersizlik duygusu artabilir ve saldırgan ve kontrolsüz dürtüsel davranışlar artabilir.

Dürtü kontrol bozukluklarında;

Kendine ya da başkalarına zararlı olduğunu bildiği halde dürtülerine karşı koyamama ve davranışlarını engelleyememe ,

Dürtüsel eylem öncesi artan bir uyarılma durumu vardır.

Eylem sırasında rahatlama, haz hissederler.

Davranış planlanmış ya da planlanmamış olabilir.

Eylem sonrası suçluluk hissedilebilir ya da hissedilmeyebilir.

Aralıklı patlayıcı bozukluk , kleptomani (çalma), piromani ( istekli ve amaçlı kasti yangın çıkarma), patolojik kumar , trikotilomani (saç yolma) dürtü kontrol bozukluklarından bazılarıdır.

Aralıklı Patlayıcı Bozukluk

Saldırganlık dürtüleri ile ciddi saldırı ya da mala zarar verme ile sonuçlanan birçok olayın olması.

Saldırganlığın derecesi, o olaydaki stres etkenleri ile orantısızdır.

Dakikalar ve saatler içinde başlar ve kendiliğinden sonlanır. Sıklıkla olay sonrası suçluluk duyguları olur. Ataklar arasında saldırgan tutum yoktur. Erkeklerde daha sık görülür.

Sıklıkla 20-30 lu yaşlarda başlar. Orta yaşlarda azalır.

Tedavi: Psikoterapi + ilaç tedavisi uygulanır (antikonvülzan, antidepresan, antipsikotik, benzodiazepin, beta bloker, lityum karbonat, psiko stimulan ilaçlar kullanılabilir). (Psikoterapide bilişsel yeniden yapılandırma , relaksasyon ve sistematik duyarsızlaştırma gibi davranışçı teknikler Öncelikle uygulanır)

Kleptomani (Çalma)

Kişisel kullanım amacı olmayan, parasal değer taşımayan şeyleri çalma isteğine tekrarlayıcı olarak karşı koyamama. Amaç çalınan nesne değil çalma davranışıdır. Hırsızlık girişiminden hemen önce artan bir gerginlik duyumu olur. Girişim sırasında haz alma , rahatlama duyumsanır. Kadınlarda daha fazla görülür. İstenmedikleri, sevilmedikleri, zarar gördükleri şeklinde algılar vardır.

Tedavi: İlaç tedavisi ve iç görü yönelimli psikoterapi, davranışçı psikoterapi

(antikonvülzan, antidepresan, antipsikotik, benzodiazepin, beta bloker, lityum karbonat, psiko stimulan ilaçlar kullanılabilmektedir. Psikoterapide bilişsel yeniden yapılandırma , relaksasyon ve sistematik duyarsızlaştırma gibi davranışçı teknikler sıklıkla etkili olur)

Piromani (Yangın Çıkarma)

Birçok kez istekli ve amaçlı olarak yangın çıkarma. Eylem öncesinde gerginlik olur. Yangın ve ateşle ilgili aşırı uğraşlar, merak ve ilgi vardır. Olay öncesinde hazırlık yapabilirler. Yangın çıkarırken ya da ardından haz alma, doyum bulma ya da rahatlama sağlama görülür. Yangın çıkarma, parasal bir kazanç sağlamak için, sosyopolitik ideolojinin bir dışavurumu olarak ya da yargılama bozukluğunun bir sonucu olarak yapılmamaktadır. Genelde çocuklukta başlar. Erkeklerde daha çok görülür. Sadistik güdüleri vardır. Ateşin tahrip edici gücü cinsel dürtü şiddetini sembolize eder.

Tedavi: Psikoterapi, davranışçı yöntemler uygulanır.

Patolojk Kumar

Yineleyen kumar oynama davranışı, kumar oynamak üzere para sağlamanın yollarını düşünmekle aşırı uğraş, heyecan duymak için artan miktarlarda kumar oynama gereksinimi , birçok kez başarısızlıkla sonuçlanan, kumar oynamayı bırakma çabası olur. Kumar oynamayı azaltma ya da bırakma girişimlerinde huzursuzdur, sorunlarından kaçmak için ya da çaresizlik, suçluluk, anksiyete, depresyon duygularından kurtulmak için kumar oynar. Parayla kumar oynayıp kaybetmesinin ardından kaybettiklerini yerine koymak için çoğu kez geri gelir , ne denli kumar oynadığını saklamak için aile üyelerine, terapistine ya da başkalarına yalan söyler. Kumar oynamaya para sağlamak üzere, sahtekarlık, hırsızlık, zimmetine para geçirme gibi yasa dışı eylemlerde bulunabilir. Önemli bir ilişkisini, işini ya da eğitimiyle ya da mesleğinde başarı kazanması ile ilgili bir fırsatı tehlikeye atar ya da kaybeder. İçine düştüğü korkunç parasal durumundan kurtulmak için para sağlamak üzere başkalarına güvenir.

Erkeklerde daha fazla görülür. Ailelerinde aynı öykü ve alkol bağımlılığı öyküsü sıktır.

15 yaş öncesi ebeveyn kaybı, boşanma, aşırı katı ya da gevşek disiplin, ergenlik döneminde kumar oynanan ortamlarda sık bulunmak riski artıran durumlardır

Tedavi: Bağımlılık tedavileri temelinde tedavi yaklaşımları, ortamdan uzaklaştırmak , psikoterapi( içgörü yönelimli ve davranışçı), grup terapileri, eşlik eden durumların tedavisi için uygun ilaç kullanımı ( SSRI,lityum, , pimozid, buspiron, klomipramin ..) Kendi borçlarının sorumluluğunu almalı, kredi kartlarının iptal edilmesine ve parasını başkasının yönetmesine izin vermelidir.

Trikotillomani

Göze çarpar derecede saç kaybı ile sonuçlanacak derecede kişi kendi saçını tekrar tekrar yolar. Saç yolarken haz alma, doyum bulma ya da rahatlama sağlama. Belirgin sıkıntılar, toplumsal, mesleki alanlarda önemli bozulmalara neden olur. %95'i bu yolma işlemini akşam yatma saatlerinde yaparlar. En sık saç, kirpik, kaş, sakal ve daha seyrek olarak da diğer bölgeler etkilenir. Genellikle inkar ederler. Yolunan saçın yutulması ya da ağıza alınması söz konusu olabilir. Stresle bu davranış artabilir. Kızlarda erkeklere göre 2-2,5 kat daha fazla görülür. Çoğunlukla 4-10 yaşlarında başlar. Çocuklarda erişkinlere göre 7 kat daha fazladır.

Trikotillomaninin çocukluk döneminde kayıp ya da ayrılıklara yanıt olarak ortaya çıktığı söylenir. Bozuk ebeveyn ilişkisi, kardeş doğumu, okul başarısızlıkları arttırırr.

Alopesi: Alopesi tıp dilinde saç kaybı anlamına gelmektedir. Alopesi areatada ise saçlarda aniden yuvarlak saçsız alanlar oluşturacak şekilde dökülme olmasıdır

Trikotillomani Alopsi areata ve diğer dermatolojik sorunlar, şizofreni, OKB, yapay bozukluk ile karışır.

Tedavi: Tedavide kullanılan ilaçlar ve psikoterapi belirtilerin düzelmesinde etkili olabilmektedir.