ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Major Depresyon Tedavisine Farklı Bir Bakış

Depresyon tedavisinde antidepresan ilaçlar ve farklı psikoterapi yöntemleri kullanılır.

Majör depresyon tedavisinde ayaktan sağaltımda kullanılan etkili yöntemlerden olan kişilerarası ilişkiler terapisi, sınırlı süreli bir psikoterapi çeşididir. Zaman içinde yineleyici depresyon ve iki uçlu duygudurum bozukluğu tedavisinde de kullanılır olmuştur.

Burada depresyonu tedavi ederken, depresyonun kişilerarası ilişkiler bağlamında oluştuğu fikrinden yararlanılır. Depresyonun psikososyal yönüne ağırlık verilir.

Birçok psikiyatrik araştırma yakın ilişkilerin depresyona karşı koruyucu olduğunu, sosyal desteğin stresi azalttığını, evlilik sorunlarının depresyona zemin hazırladığını göstermektedir. Depresif belirtiler ise hastanın duygudurumunu ve iletişimini bozmakta, aktivitesini azaltmakta ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyerek karşılıklı kısır döngüye girilmektedir.

Sosyal rol ve ilişkilerde yaşanan sorunların çözülmesine yardımcı olunduğunda depresyon tedavisinde önemli bir mesafe kat edilmiş olacaktır. Duygudurum ve yaşam olayları arasındaki etkileşime odaklanan kişilerarası ilişkiler terapisi (KİT), bu bağlamda depresyon tedavisinde olumlu rol oynar. Bu psikoterapi yöntemiyle depresyonu 12-16 haftada tedavi etmek ve nüksleri önlemek mümkündür.

Psikoterapi süresince hastanın duygularını daha fazla anlatması desteklenecektir. Birçok bireyin üzüntü, öfke, sevgi gibi güçlü duygularının farkına varamayacak kadar kendini kısıtlaması depresyon gelişiminde önemli bir faktördür. Hastanın başkalarına yönelik duygulanımını ortaya çıkarmak depresyon tedavisinde ilk adımlardandır. Hasta değiştiremeyeceği konularla ilgili acı veren duygulanımları fark edecek ve bunları kabullendikçe kişilerarası ilişkilerinde istediği değişiklikleri daha kolay yapacak, ilişkilerinde yeni ve olumlu duygulanımlar yaşayacaktır. Böylelikle depresyon çözülecektir.

Kişilerarası ilişkilerdeki rol çatışmaları, belirsiz ve dolaylı ifadeler, karşı tarafın düşündüklerini ve istediklerini “anladığı” varsayımı, karşı tarafı yanlış anlamak ve iletişimi tamamen kesmek önemli iletişim sorunlarından olup majör depresyon gelişiminde rol oynarlar.

İlişkilerinde sorun yaşayan ve depresyonunda stresli yaşam olaylarının rolü olan depresyon olgularında kişilerarası ilişkiler terapisinden yararlanmak gerekir.

Majör depresyon tedavisinde kişilerarası ilişkiler terapisi uygulanırken ilk görüşmelerde hastaya depresyon ve depresyon tedavisi hakkında bilgi verilir. Depresyonun tıbbi bir hastalık olduğu vurgulanarak, depresyonun hastanın zayıflığından, kişilik sorunlarından, hatalarından ya da günahlarından kaynaklanmadığı belirtilir. Umutsuzluk da depresyonun belirtilerindendir ve hastalık tedavi oldukça kaybolacaktır.

Terapi süresince depresyondaki hastaya “hasta” rolü verilerek yakınlarından ilgi ve destek görmesi sağlanır. Buradaki amacımız hastanın kendini eleştirmesini ve suçlamasını önlemektir. Sorumluluklarından ve yoğun aktiviteden uzaklaşan hasta gerginlikten kurtulacaktır, ancak hastanın gerçekleştirebileceği sosyal işlevselliğe yönlendirme de en kısa zamanda yapılmalıdır.

Hastanın şimdiki ve geçmiş yaşamındaki yakın ilişkileri, bu ilişkilerdeki örüntüleri ve ilişkilerindeki sorunların irdelenerek halihazırdaki depresyonla bağlantısını kurmak depresyonun tedavisinde bir diğer adımdır.

Komplike yas, kişilerarası ilişkilerdeki rol çatışmaları, sosyal rollerdeki değişiklikler ve kişilerarası ilişkilerdeki yetersizliklerden bir veya birkaç tanesi terapide odaklanılacak sorun alanı olacaktır.

Depresyon tedavisinde gözle görülür başarı, hastanın ilişkilerinde değişiklikler yaşandıkça ortaya çıkacaktır.

Sorun alanlarına yaklaşırken ortak bir strateji uygulanır. Sorun genel olarak gözden geçirilir, hastanın beklentileri ve algıları incelenir, duygudurumundaki değişiklikleri fark etmeye yönlendirilir. “Geçen görüşmemizden bu yana neler oldu?” sorusu her seansın başlangıcını oluşturur.

Depresyonu tedavi ederken hastanın duygudurumu ve yaşam olayına odaklanılır. Duygudurumdaki her olumlu değişiklik desteklenirken, sorun yaşadığında benzer sorunların yaşanmaması için yapılabilecekler irdelenir.

Bir yakının ölümünün ardından gelişen komplike yas önemli bir depresyon nedenidir. Ardı ardına çoğul kayıplar depresyon gelişimini hızlandırabilir. Kaybın ardından hiçbir şey olmamış gibi davranma, kaybın yıldönümünde depresyona girme, ölümle ilgili kaçınma davranışları (cenaze ya da mezarlık ziyaretine gitmeme gibi), ölüme neden olan hastalık ya da kaza gibi bir durum yaşamaktan korkma, yakının ölümünün ardından evini, eşyalarını v.s dokunmadan olduğu gibi muhafaza etme psikiyatrist açısından önemli belirtilerdir. Depresyon tedavisinde bu noktalar mutlaka dikkate alınır.

Kişilerarası ilişkilerde rol çatışması da depresyon gelişiminde rol oynayabilir. Terapist uyuşmayan beklentileri, karşı tarafın beklentilerini de göz önüne alarak çözümlemek durumundadır. Ancak hiçbir zaman hastanın ilişkilerinde hasta yerine karar verilmez.

Yeni bir işe girmek, yeni bir yere taşınmak, kronik bir hastalık tanısı almak, boşanmak, emekliye ayrılmak gibi yaşamdaki önemli değişiklikler sosyal rollerde değişiklik olarak adlandırılır ve depresyonda önemli role sahiptir. Depresyon tedavisinde bu değişiklikler dikkate alınır ve hastanın yaşadığı keder, suçluluk, öfke, korku, hayal kırıklığı gibi duygular terapi boyunca işlenir.

Bir diğer depresyon nedeni de kişilerarası ilişkilerdeki yetersizliklerdir. Bu hastalar uzun süreli yakın ilişkileri sürdüremez. Sosyal çevreleri giderek fakirleşir, yok olur. Uzun depresyonlar da hastanın sosyal izolasyonuna sebep olarak bir kısır döngü işlemeye başlar. Depresyon tedavisinde hastanın sosyal izolasyonunu azaltmak temel amaçtır.

14-16. seanslarda Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği puanlarındaki gelişmeye göre depresyon tedavisi sonlandırılır ve nüksü önlemeye yönelik çalışma yapılır.

Özetle, hastaların ilişki sorunlarını çözümlemelerine yardımcı olmak, hasta rolünü destekleyerek yoğun suçluluk duygularını azaltmak, sosyal çevrelerini genişletme ve yakın ilişkiler kurma yönünde yardımcı olmak, olumlu ya da olumsuz yaşantıların duyguduruma etkileri hakkında farkındalık yaratmak depresyon tedavisinde sonuca götürecektir. Tüm psikoterapilerde olduğu gibi depresyon tedavisinde de terapistin empatik, iyimser ve destekleyici tavrı sağaltımda en büyük rolü oynayacaktır.

Antalya Depresyon Merkezi, Antalya Psikiyatri ve Psikoterapi Depresyon Tedavisi, Lara/Muratpaşa/Antalya.

Psikiyatri Uzmanı ve Psikoterapist Emine Filiz Uluhan.