ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Panik Atak İle İlgili Merak Edilenler

Panik atak, psikiyatrinin çok iyi taklit yapan bir tiyatro oyuncusudur. Panik atak sırasında kalp krizi geçirdiğinizi sanmanız, astım krizi geçiriyor gibi olup nefessiz kalarak ölümün eşiğinden dönmeniz, eliniz, ayağınız, başınızın uyuşmasıyla felç olmanın kıyısına gelmeniz, kontrolünü kaybetme, gerçek dışılık duyguları içinde benliğinizin yok olduğunu hissettiğiniz çıldırma (delirme) algısı her seferinde bu tiyatrocunun size oynadığı bir oyundur.

Panik kelimesi nereden gelmektedir?

Mitolojideki Rüzgar Tanrısı Hermes’ in çocuğu olan Pan, panik kelimesinin atasıdır. Teke sakallı, keçi ayaklı ve keçi kuyruklu doğan ve doğar doğmaz korkunç kahkaha ve feryatlar atarak kayalarda atlayıp zıplamaya başlayan Pan’ dan annesi bile korkmuş ve baba Hermes’ ten onu götürmesini istemiştir.

Babası tarafından Olympos’ a götürülüp bırakılan Pan, ıssız tepeler, vahşi kırlar, derin vadi ve uçurumlar arasında yaşamaya başlamıştır. Güzel peri kızı Syrinx’ e aşık olan, fakat aşkına karşılık bulamayan Pan, peri kızının ondan kaçarken can verdiği nehir kıyısında biten kamışlardan garip bir flüt yapmış, aşkı için birbirinden güzel ezgiler çalmaya başlamıştır.

Pan flütüyle dinleyenlerin içine işleyen, duygularını coşturan, alıp başka diyarlara götüren ahenkli sesleri çıkarmanın yanısıra bazen de çobanlara, yolunu kaybedenlere kötü niyetli, korkunç bir yaratık olarak görünür, onları korkutmaktan zevk alırdı. Çıkardığı korkunç sesler dağlarda yankılanır, otlayan koyun ve keçiler bu sesler karşısında kaçacak yer arar, oradan oraya çılgınlar gibi koşarlardı. Çobanlar heyecanlanır, titrer, ellerinin, dizlerinin bağı çözülür, kalpleri yerinden fırlayacak gibi atar, soluk alamaz hale gelirlerdi. İşte bu durum tam bir panik halidir.

Bugün kırlarda gezerken bizi dinlendiren, huzura erdiren ağaç yapraklarının ahenkli hışırtıları, rüzgarın tenimizi okşayan yumuşak elleri Pan’ ın flütünden çıkan yumuşak nağmeler olduğu gibi, vadilerde duyulan içimizi ürperten ıslık sesleri, kayalıklarda yankılanan korkunç uğultular da Pan’ ın eseridir.

Panik atak ve panik bozukluğu aynı şey midir?

Panik atak, aniden ortaya çıkıp, genellikle 10 dakika içinde doruk noktasına ulaşan, yoğun korku ve rahatsızlık duyulan bir nöbettir.Panik bozukluğu ise, panik atakların yineleyici hal almasıdır.

Panik atak belirtileri nelerdir?

Çarpıntı, kalp hızında artma, titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecek ya da bayılacakmış gibi olma, gerçek dışılık duyguları ya da benliğinden ayrılmış olma, kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu, ölüm korkusu, uyuşma ya da karıncalanma duyumları, üşüme, ürperme ya da ateş basmaları, panik atak belirtileridir.

Panik atak çeşitleri nelerdir?

Üç farklı tür panik atak vardır.

1)Spontan panik atak: Gün içinde hiç beklenmedik bir zaman ve yerde ortaya çıkar. Bu durum panik bozukluğuna özgüdür.

2)Durumsal panik atak: Atağı tetikleyen bir durum ya da bir karşılaşma olasılığı hissedildiğinde ortaya çıkar. Sosyal fobik bir kişi topluluk önünde konuşacağı zaman, yılan fobisi olan biri yılan gördüğünde panik atak geçirebilir. Özgül fobilerde, sosyal fobide, travma sonrası stres bozukluğunda, OKB’ de, uyku teröründe durumsal panik atak gözlenir.

3)Durumsal olarak yatkınlık gösterilen panik atak: Belirli bir durumda ortaya çıkan panik atak tablosu olmakla birlikte, aynı durumda her zaman tekrarlamaz.

Panik atakların temel özellikleri nelerdir?

Panik atağın karakteristik özelliği nerede ve ne zaman ortaya çıkacağının belli olmamasıdır. Gece uyku sırasında bile panik atak geçirilebilir. İlk atak genellikle ruhsal ya da bedensel gerilimin dayanma sınırını zorladığı zamanlarda görülür. Atağın şiddeti saniyeler ya da birkaç dakika içinde doruğa ulaşır ve genellikle 10-15 dakikada kendiliğinden sonlanır.

Uykuda ortaya çıkan panik atağın özelliği nedir?

Uyku panik atakları non- REM yani rüya uykusu dışındaki dönemlerde ortaya çıkar. Kötü bir rüyadan ter, çarpıntı ve korku içinde uyanılan “karabasan” uyku panik atakları ile karıştırılmamalıdır.

Panik bozukluğu sıklığı nedir?

Nüfusun %3-4’ ünde panik bozukluğu bulunur. Panik bozukluğu bulunan bireylerin %75-80’ i kadındır. Genel nüfusun yaklaşık üçte biri yaşamlarının bir dönemlerinde panik atak benzeri bir durum yaşamıştır.

Panik bozukluğu tanısı için tek bir panik atak geçirmek yeterli midir?

Tek bir panik atak geçirilmesi ile panik bozukluğu tanısı konulamaz. Panik bozukluğu tanısı için panik ataklar yineleyici olmalı ve kişi panik atağı takiben en az 1 ay boyunca yeni bir atak geçirme endişesi yaşamalı, atağın yol açabileceğini düşündüğü kalp krizi, kontrolünü kaybetme gibi durumlardan kaygılanmalı ve ataklara bağlı önemli davranış değişiklikleri (tek başına çarşıya gidememe, sinema ya da tiyatroda çıkışa yakın oturma gibi) geliştirmelidir.

Panik bozukluğu kendiliğinden düzelen bir hastalık mıdır?

Atakların sıklığında ve şiddetinde zaman zaman azalma ya da artışlar olsa da panik bozukluğu tedavi edilmediği sürece iyileşmez. Kronikleşen panik bozukluğu majör depresyon, alkol ya da madde bağımlılığı gibi başka psikiyatrik rahatsızlıklara da yol açabilir.

Hangi hastalıklar panik atak belirtilerini taklit eder?

Astım, amfizem, KOAH, pulmoner emboli, yüksek tansiyon, koroner damar hastalıkları, kalpteki ritim bozuklukları, adrenal ve trioid bezleri ile ilgili endokrin bozukluklar solunum zorluğu, göğüs ağrısı, çarpıntı, terleme, bulantı, kusma, kolda uyuşma ve karıncalanma gibi belirti ve bulguları nedeniyle panik bozukluğu ile karıştırılabilir.

Kan şekerinde düşme, Alzheimer hastalığı, multipl skleroz, iç kulaktaki denge siniri iltihabı, spastik kolon, esrar ve kokain kullanımı, ginseng benzeri uyarıcı bitkilerin fazla kullanımı, alkol ve sakinleştirici ilaçların aniden kesilmesi de panik atak benzeri belirtiler verebilir.

Panik bozukluğun nedenleri nelerdir?

1)Genetik özellikler: Kalıtsal etkenler panik bozukluğunun gelişiminde rol oynarlar. Ancak bu bir yatkınlık sağlamakla birlikte çevresel etkenlerle birleştiğinde hastalık boyutunu alacaktır.

2)Kimyasal ajanlar: Sodyum laktat, karbondioksit ve kolesistokinin gibi kimyasal maddeler korkuya bağlı hızlı solunum olayını uyararak panik atak gelişimini hızlandırırlar.

3)Anatomik özellikler: Beyin sapında bulunan lokus ceruleus (mavi nokta) isimli bölge beyne gelen bir uyaranı tehlikeli ya da tehlikesiz olarak ayırma görevi yapar. Bu bölgenin görevini tam yapamaması, sürekli alarm durumunda kalması bir panik atak nedenidir.

4)Beyindeki sinirsel iletici maddelerdeki dengesizlikler: Gama-aminobütirik asit (GABA), serotonin, noradrenalin ve adenozin, eksitatör ve inhibitör olarak fonksiyon görürler. Çeşitli psikolojik rahatsızlıkların altında bu maddelerdeki eksiklik ya da fazlalık yatar. Panik atak oluşumu ve panik bozukluğunda da bunların rolü vardır.

Psikiyatrik hastalıklarda ilaç kullanımının nedeni beyin içinde bozulmuş olan biyokimyasal dengeyi tekrar eski düzenine getirmektir.

5)Panik bozukluğunda psikodinamik etkenler: Psikodinamik kurama göre panik bozukluğun altında ayrılık bunaltısı yatar. Ayrılık bunaltısı, erken çocukluk döneminde birincil bakıcı ile birey arasındaki bağın kopacağı tehdidine ilişkin duyulan yoğun korkudur. Panik atağın sıklıkla yaşamınızda önemli rol oynayan birinin kaybı ya da boşanma gibi ayrılıkların sonrasında ortaya çıkması Freud’ un psikodinamik kuramını desteklemektedir.

6)Panik atak gelişiminde bilişsel etkenler: Hepimizde çocukluk ve gençlik yıllarında şekillenmiş inançlar vardır. Bu inançların bir kısmı olumsuz ve yıkıcıdır. Bize dünyanın güvenilmez ve korkutucu olduğunu empoze etmiştir. Bu tür inançlar panik ataklara neden olan korkuların temelini oluşturur.

Hatalı düşünce biçimi değiştirilmedikçe panik bozukluğu tedavisi aksayacaktır. Bu amaçla düşünceleri daha olumlu ve daha gerçekçi bir yapıya sokan bilişsel terapi, panik atak tedavisinde en etkili psikolojik tedavi yöntemlerindendir.

Hızlı solunumun panik ataklarının gelişimindeki rolü nedir?

Panik bozukluğu olan bireylerin daha hızlı ve yüzeysel göğüs solunumu yaptıkları bilinmektedir. Utangaç ve sıkılgan kişilerde de daha çok göğüs solunumu yapılır. Hızlı solunum sırasında baş dönmesi, dengesizlik hissi, çarpıntı, terleme, sıcak basması yaşandığını hepimiz biliriz. Bu bedensel değişiklikler panik bozukluğu olan kişide alarm durumu yaratır ve panik atak gelişimine sebep olur.

Panik bozukluğunun tedavisinde derin solunum tekniğini öğrenerek gevşemek çok faydalıdır. Bu sebeple tedavinizde doğru nefes alıp verme ve gevşeme teknikleri ayrıntılı olarak işlenecektir.

Panik bozukluğu gelişiminde kişilik yapısının rolü var mıdır?

Kaygı bozuklukları ile kişilik bozuklukları arasında önemli ilişkiler vardır. Panik bozukluğu bulunanlarda çekingen, bağımlı, obsesif-kompulsif, histriyonik ve borderline kişilik özelliklerine daha sık rastlanır.

Panik bozukluğunda bedensel duyumlara ilişkin korku nasıl yenilir?

Panik hastaları, panik atak sırasında ortaya çıkan bedensel duyumlardan korktukça, olağan bedensel duyumlarına karşı daha duyarlı ve ürkek hale gelirler. Bedendeki olağan değişiklikler hasta tarafından pür dikkat izlenir. Çoğu kez zararsız birçok duyum tehlike sinyali olarak algılanır. Davranışçı bir girişim olan “İnteroseptif Üsüne Gitme”egzersizleri bedensel duyumlarla baş etmede en etkili tekniklerden biridir.

Panik bozukluğunda olumsuz otomatik düşünceler nelerdir?

Mantıksız düşünceler dediğimiz bilişsel çarpıtmalar, engelleyici düşünceler dediğimiz uyumu bozan düşünceler bireyleri bilişsel tuzaklara düşürerek panik atak gelişimi ve panik bozukluğuna sebep olurlar.

1)Hep ya da hiç (siyah ya da beyaz) düşünme.

2)Her zaman, asla, herkes, hiç kimse, her şey, hiçbir şey sözcüklerini sık kullanma.

3)Kendinizi tek bir olayla değerlendirme hatasına düşme.

4)Yetersiz olduğunuz alanlara odaklanarak güçlü yönlerinizi görmezden gelmeniz.

5)Felaket olasılıklarını abartmanız.

6)Olayların önemini abartmanız.

7)Aşırı kontrolcü ve mükemmeliyetçi olmanız.

8)Kristal küre tarzı düşünmeniz (geçmişteki davranışlarınıza dayanarak gelecekte nasıl davranacağınızı belirlemeye çalışmanız) panik atak oluşumunda rol oynayan bilişsel hatalardır. Tüm bu olumsuz otomatik düşüncelerle bilişsel terapi sırasında yüzleşecek, doğru düşünmeyi öğreneceksiniz.

Panik bozukluğunda solunum egzersizleri:

Gevşemenin panik bozukluğu tedavisindeki yeri büyüktür. Psikiyatrist doktor Edmund Jacobson’ un “Sıkıntılı zihin, gevşemiş bir bedende bulunmaz” sözü gevşemenin önemine dikkat çeker.

Derin gevşeme sırasında kalp hızı düşer, hızlı soluma yavaşlar, kan basıncı düşer, metabolizma hızı ve oksijen tüketimi azalır, beyinde alfa aktivitesi artar, analitik düşünme azalır. Her gün yapılacak 20-30 dakikalık gevşeme egzersizleri zamanla yaşamın geri kalan dönemlerinde de gevşeme etkisini sürdürür.

Karın solunumu yapmak etkili bir gevşeme yöntemidir. Karından yapılan derin solunum sırasında sempatik sinir sistemi nötralize olurken parasempatik sinir sistemi uyarılır. Bu sayede duygusal alanda ve paniğin altında yatan birçok fizyolojik reaksiyon baskılanır. Birkaç dakika sürdürülen derin karın solunumu ile tüm bedeniniz sakinleşir, ruhsal aygıt ile beden arasındaki bağlantının daha çok farkına varır hale gelirsiniz.

Doğru nefes alıp verme teknikleri ve karın solunumu uygulamaları terapistiniz tarafından tedaviniz sırasında ayrıntılı olarak gösterilecektir.

Panik bozukluğu tedavisinde hipnozun yeri nedir?

Hipnoz genel gevşeme hali için çok iyi bir tedavi yöntemidir. Hipnoterapi sırasında alacağınız telkinlerle de korkularınızdan, beklentisel bunaltıdan kolayca kurtulabilirsiniz. Bunlardan dolayı hipnoz ve hipnoterapi panik atak tedavisinde birçok psikiyatrist tarafından tercih edilir.

Panik bozukluğu tedavisinde egzersiz yapılır mı?

Düzenli ve enerjik bir egzersiz programı kaygıları azaltmada ve panik atakların üstesinden gelmede çok etkilidir. Egzersiz sırasında anksiyete sebebi olan kandaki aşırı tiroksin ve adrenalinin daha hızlı metabolize edilmesi, kan ve beyindeki oksijen artışı nedeniyle konsantrasyon artması, neşe, keyif ve iyilik halini arttıran endorfin salgısının yoğunlaşması tedaviye yardımcı olmaktadır.

Egzersiz, benlik saygısını arttırması, depresyonu hafifletmesi, bunaltıyı kontrol etmeyi kolaylaştırması nedeniyle de psikolojik tedavilerde her zaman tercih edilir.

Panik atak sırasında ASLA;

1)Kalp krizi geçirmezsiniz.

2)Boğulmazsınız.

3)Bayılmazsınız.

4)Dengenizi kaybetmezsiniz.

5)Delirmezsiniz.

6)Kontrolünüzü yitirmezsiniz.

7)Panik atak sırasında kapana sıkışmış değilsiniz. ASLA, ASLA, ASLA!..

Panik atakta nüksleri azaltmak için neler yapabiliriz?

1)Psikoterapi sırasında öğrendiğiniz baş etme becerilerini günlük hayatta sık sık kullanın. Karın solunumu yapmayı sürdürün.

2)Stresle yüzleşmeye her zaman hazırlıklı olun. Stresi denetleyebilmeyi öğrenin.

3)Kendinizle barışık olun, kendinize zaman ayırın.

4)Korkularınızın üstesinden geldikçe kendinizi ödüllendirin.

5)Düzenli egzersiz yapın.

6)Paniğe bağlı bedensel duyumlara ilişkin korkunun üstesinden gelmek için interoseptif egzersizlere devam edin.

7)Sakinleşmek için tedbir amacıyla su şişesi taşımak, sedatif bir ilaç bulundurmak gibi güvenlik davranışlarından kaçının.

Gevşeme egzersizleri, yavaş ve karından solunum yapma tekniği ve doğru düşünmeyi sağladıkça sıradan bir bunaltının panik atağa dönüşmesini kolaylıkla önleyebilirsiniz.

Antalya Psikiyatri Merkezi, Psikiyatri Uzmanı ve Psikoterapist Emine Filiz Uluhan.

Antalya Panik Atak Merkezi, Panik Atak Tedavisi ve Psikoterapisi.