ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Trikotilomani

Trikotilomani impuls (dürtü) kontrol bozukluğu olarak kabul edilen, kronik saç ve kıl koparma ile karakterize bir hastalıktır.

Obsesif kompulsif bozuklukla benzeştiğinden obsesif kompulsif spektrum bozukluklarından biri olarak ta değerlendirilir.

En sık görülen ve hastalığın esasını oluşturan tipik özellik, kişinin saçlarını kellik yapacak düzeyde koparmasıdır. Daha az olarak sırasıyla kaş, kirpik, sakal, bıyık ve diğer beden kılları da koparılabilir. Hastaların %75’i saçını, %55’i kirpiklerini, %40’ı kaşlarını koparırken, %3-5’lik bir hasta grubu kendisinin değil, eşi veya başkalarının saçını yolmaktadır.

Hayat boyu yaygınlığı binde 5 civarındadır. Sıklıkla ergenlik döneminde başlar ve kadınlarda erkeklere oranla 8-10 kat daha fazla gözlenir.

Trikotilomanide hasta saç koparmaktan memnun olmamasına ve koparmadan önce bu isteğini durdurma çabası içinde olmasına rağmen bu dürtüsünü frenleyemez ve eylemini gerçekleştirir. Frenleme çabaları kişide gerilim yaratır. Davranıştan sonra haz, doyum ve rahatlama oluşur.

Aslında toplumda %3-5 civarında saç, kaş, kirpik yolma alışkanlığı vardır. bunların çoğu kılı yolma için dayanılmaz bir istek duyma ve koparma sonrası gerginliğin azalması gibi haz alma kriterlerini karşılamadıklarından hasta olarak kabul edilmezler.

Çocuklarda tırnak yeme, parmak emme, burun karıştırma, masturbasyon, okul sorunları ve arkadaşlarla geçinememe gibi sorunlar trikotilomaniye sıklıkla eşlik eder.

Obsesif kompulsif, histrionik, borderline, pasif agresif kişilik bozukluklarında görülme sıklığı daha yüksektir.

Trikotilomaninin sebebi net olarak bilinmemektedir. Psikanalitik görüşe göre psikoseksüel gelişim sorunlarına bağlı kendinden nefret, kendini iğdişleştirme eyleminin bir sonucudur. Davranış teorileri ise saç ve kıl yolmayı, parmak emme, burun karıştırma ve tırnak yeme gibi anksiyete azaltmaya yönelik bir eylem olarak tanımlar.

Birçok otör azalmış özgüvenle bağlantısına işaret ederek, sıklıkla ergenlikte başlamasını buna bağlarlar. Depresyon ve anksiyete varlığı trikotilomani belirtilerini kötüleştirir.

Hastaların büyük çoğunluğu beyazlaşmış saçları koparmanın daha büyük haz verdiğini ifade ederken, %80’e yakın hasta koparma esnasında acı hissetmez.

Hastaların hemen hemen tamamı koparma öncesi büyük bir gerginlik hissetmekte, koparma sonrası büyük bir rahatlama ve tatmin tanımlamaktadır.

Hastaların yaklaşık yarısında ağız ile ilgili bazı davranışlar da görülmektedir. Bunlar kılı dudaklarına değdirmek, yanaklarına sürmek, kılı veya kıl kökünü ısırmak, ağız etrafına değdirmek, kılı ısırarak koparmak gibi davranışlardır. Trikofaji (kıl yemek) klinik olarak önemlidir, trikobezoarlara yol açarak barsakta tıkanma sebebi olabilirler.

Saç koparmak hemen her zaman hasta yalnızken olur. Televizyon izleme, kitap, gazete okuma, telefonla konuşma gibi başka bir şeyle uğraşırken farkında olmadan gerçekleştirilir.

Tedavide klorpromazin, amitriptilin, imipramin, fluoksetin, klomipramin, paroksetin, lityum gibi değişik ilaçlar anksiyete ve duygudurum bozukluğunun şiddetine göre tercih edilmektedir.

Asıl tedavide davranış terapileri gerekir. Davranış terapilerinin değişik kombinasyonlarıyla tam düzelme sağlanabilir. Bu amaçla;

1- Hasta davranışının farkındalığını arttırma çalışmaları yapılır. Saç koparmayla ilgili hastaya günlük tutturulur. Bazen sadece hastanın kendi yaptığı kayıtlarla bağlantılı olarak bile saç koparmada belirgin azalma gözlemlenebilir.

2- Okuma, televizyon izleme, sinirlilik, sıkıntı, güvensizlik, sosyal ortamlara girme gibi saç koparmayı tetikleyen durumların tespiti yapılır. Bu sayede hasta böyle durumlara girdiğinde saç koparmayı önlemeye hazırlıklı davranır.

3- Saçı düzeltme, yüze dokunma, yüzü kaşıma gibi hastayı saç koparmaya yönelten eylemleri belirlemesi sağlanır.

4- Hastanın tedaviye uyumunu arttırmak için saç koparmadan kaynaklanan hayal kırıklıkları, öfke gibi duyguların bilinçdışı yönleri irdelenir.

5- Saç koparmanın otomatikliğini kaldırmaya yönelik, ayna karşısında aynı hareketin taklidi gibi farkındalık eğitimi verilir.

6- Anksiyete ve stresin ağır bastığı olgularda gevşeme teknikleriyle desteklenir.

7- Elini yumruk yapma, bacak bacak üstüne atma gibi saç koparmaya alternatif olacak, zarar vermeyecek ve tuhaf karşılanmayacak seçenek tepki oluşturulmaya çalışılır. Bu tepki hızlı ve etkili bir tedavi yöntemidir.

Bu davranış terapilerinin hipnoz ile desteklenmesi yüzde 100’e yakın bir başarı sağlar.