ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Yeme Bozuklukları

Dikkat edersek anneler bir araya geldiğinde çoğunlukla bebeklerinin iyi emmemesi, kilo almamasından endişeyle bahsederler. Aynı yetişkinler kendileriyle ilgili olarak da tersine çoğu zaman kilo alma kaygılarını dile getirirler. Beslenme, anne ve bebek arasındaki ilk ve önemli ilişki yollarından biridir. Yeme ve yedirme ilişkisindeki sorunlar çocuğun yemeğe direnmesi, yemeyi istememesi şeklinde ortaya çıkar. Bunun en önemli nedenlerinden biri, bakıcının çocukla sağ beyinden sağ beyine ilişkisinin yetersiz olması, çocukların duygu ve isteklerini anlamakta zorlanması, çocuğun aç ya da tok olmasını anlayamaması, gösterdiği belirtilere önem vermeden beslemeye çalışmasıdır. Uygunsuz olarak ve zorlanmayla beslenen bebek açlık ve tokluğu hissetmeyeceği gibi, yemek yemenin anlamını ve sorumluluğunu kavrayamayacaktır. Böylece yemek yeme, anne ile çocuk arasında tek ilişki biçimine dönüşmekte, anne de, çocuk da olumlu-olumsuz duygularını, yemek yeme davranışıyla gösterebilecektir. Böylece diğeriyle ilişkiyi yeme üzerinden devam ettiren birey, gelecekte duygusal sorunlarını yeme bozuklukları halinde dışa vurabilecektir.

Anovreksiya Nevroza

Genellikle 10-30 yaşlar arasında başlar. 17-18 yaşlarında maksimum sıklığa ulaşır. Bazı anoreksiya nervoza hastaları, 10 yaşından önce pika ya da sık sindirim problemi yaşayan kişilerdir. Katı ve mükemmeliyetçi olma eğilimindedir

Kilo kaybetmeye yönelik yersiz davranışların çoğu gizli olarak yapılır. Çoğunlukla aileleriyle birlikte ya da halka açık yerlerde yemek yemeyi reddederler. Özellikle yüksek karbonhidrat içeren ve yağlı gıda alımları çok azalır ve kilo vermeleri devam eder. Gerçekte hastalığın ileri dönemlerine kadar iştah vardır. Ancak çok zayıfladığında bile yoğun bir kilo alma ve şişman olma korkusu vardır. Bazıları yiyecek alımındaki istemli kısıtlamayı kontrol edemez ve tıkınırcasına yeme atakları olur. Yeme ataklarını istemli kusmalar izler. Kilo vermek için laksatif hatta diüretik kullanırlar. Ritüelistik egzersizler sık görülen aktivitelerdir.Yiyeceklerle ilgili garip davranışlar sergiler. Yemek yerken peçetelerine atmaya ya da ceplerine saklamaya çalışabilirler. Bu garip davranışlarıyla yüzleştirildiklerinde bunların sıra dışı davranışlar olduğunu inkar eder ya da tartışmayı reddederler. Çoğunlukla gecikmiş psikososyal seksüel gelişim gösterir, kadın olmayı reddeder, çocuksu bir şekilde kalma isteği olur. Erişkinlerde cinsel ilgide belirgin bir azalma ve adet görememe olur.

Hastalar genellikle kilo kayıpları gözle görülür hale geldiğinde yakınları tarafından tedaviye getirilir. Bireysel terapi, ilaç tedavisi ve diyet düzenlemeleri gerekir. Çoğunlukla kendileri tedaviyi istemez. Tedaviye direnç oldukça sık görülür. İyi bir terapötik işbirliği kurulabilmesi hayati öneme sahiptir. Hayati risk hastalığın ilerlemesiyle giderek artar. Uygun terapötik destekle tedavi verilmezse ilerleyen dönemde oldukça zordur, hayati risk gelişir ve bu durumda ancak yatarak tedavi önerilir. Dahili branşlarla birlikte hayati fonksiyonlarını takip ederek tedaviye devam gerekir.

Bulimia Nevroza

Yineleyen tıkanırcasına yeme atakları sırasında yeme üzerinde denetimin olmadığı duygusu vardır. Kilo alınımını engellemek için kendisinin yol açtığı kusma, laksatif ve diüretiklerin gereksiz kullanımı sıktır. Hiç yemek yememe ya da aşırı egzersiz yapılabilir. Vücut şekli ve ağırlığından fazlaca etkilenme görülür. Kusma abdominal ağrıyı ve şişkinlik hissini azaltır ve hastanın kilo alma korkusu olmaksızın yemeye devam etmesine izin verir. Sonra sıklıkla tıkınma sonrası üzüntü olur. Tıkınma atağı sırasında gıdalar gizli ve hızlı, hatta bazen çiğnenmeden yenir. Çoğu hasta normal kilodadır, fakat bazen düşük ya da yüksek kiloda olabilirler. Beden yapısı ve başkaları tarafından nasıl göründükleriyle ilgilidirler, cinsel çekiciliğe sahiptir ve cinsel olarak aktiftirler.

Boşaltıcı tip bulimia nervoza hastalarının, kusmaya ve laksatif kötüye kullanımına bağlı tıbbi komplikasyon riskleri(gastrik ve özofagiyal yırtılma) olabilir.

Mizaç bozukluğu ve dürtü kontrol bozukluğu olan kişilerde, maddeye bağlı bozukluklar ve çeşitli kişilik bozukluklarında BN daha yüksek oranlardadır. Ayrıca BN hastalarında anksiyete bozuklukları, bipolar bozukluğu ve dissosiyatif bozukluklar, ve cinsel taciz öyküsü artmış oranlardadır.

Tedavi: Hastada ilaç, davranışçı terapi ve diyet düzenleme tedavileri uygulanır. Bu hastalarda sıklıkla hastane yatışı gerekebilir

Obezite