ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Annem, Babam ve Ben

Anne de baba da, yaşam yolculuğunda yürüyen birer yolcu..

Onlar ya gerçekten yürüyor ve kendisine yaşama fırsatı sunuyor.. Dünyaya gelen bebeği için de gerçek yürüyüşü ve yaşamı öğrenme fırsatı sağlıyor.. Bu çocuk, geleceğin şanslı yetişkini, kendi sorumluluğunu alarak yaşam yolculuğuna başladığında, doğallıkla gerçek yürüyüşe devam edebiliyor.

Ya da sanal yürüyüşte.. Yürüdüğünü sanıyor, ama hep takılıp kaldığı bir yerde çukura düşüyor, tekmeliyor, tekmeliyor.. Zor bela çıkarsa da yine geri dönüyor ve tekrar kuyuya düşüyor. Önünde yaşam, onu bekliyor. Ama o saha dışı, karanlıkta.. Aynı kuyu, aynı merdivende, bir iniyor, bir çıkıyor..

Bu anne ve babanın bebeği de, sanal yürüyüşe eşlik ediyor. Yetişkin olarak sorumluluğu aldığında, o da kuyuya düşme ve aynı merdivende bir aşağı bir yukarı inip çıkma alışkanlığı edinebiliyor. Alışkanlıklar kuyuyu tekmeleme ve inip çıkma, aynı yerde, devamlı..

’’Babam tekmeliyordu böyle, annem tekmeliyordu şöyle.. Ben bak daha farklı, daha güçlü tekmeliyorum..’’ diyen geçmişin çocuğu, bu günün yetişkini.. Bu günün annesi, bu günün babası..

Peki sorumluluk kimin?

Bu gün..

Bugünün yetişkinleri, bu günün annelerinde, bu günün babalarında sorumluluk..

Bu günün anneleri, bu günün babaları .. Uyanın.. Uykuya ve sanal yürüyüşe devam etmek, kime ne kazandırıyor? Kayıp kimin? Kayıp sizin ve yetiştirmekte olduğunuz çocuklarınızın. Yarın yetişkin olduğunda o da benzer bir kuyuyu tekmelerken, artık sorumluluk onun olacak. Fakat, şimdi, bu anda sorumluluk sizin. Gözünüzü sımsıkı kapatmış ve kendinizi yetişkin cüssenizin altında küçük bir çocuk olarak algıladığınızda, böyle algılıyorsunuz diye sorumluluk başkasına devredilmiyor. Bu sorumluluğu reddetmek ancak kendini kandırmak için gözünü sımsıkı kapatmak, bin türlü bahaneyle kendini kandırmakla mümkün oluyor. O anda işe yarıyor görünüyor. Ama gerçeklikten ne kadar uzak yaşarsanız, kandırmayla.. İçinizde var olan hazineyi yaşamaktan mahrum kıldığınız, gerçekte kendinizsiniz. Anne eksikliği çok önemli.. Baba eksikliği çok önemli… En büyük eksiklikse , kendini, kutsal hazineni, varlığını itmiş, atmışsan.. Yükün çok ağırdır..

Oysa varlığın o kadar yakın.. Ona doğru atacağın her adımla yükün hafifleyecek.. Var oluşunu ve o kutsal varlığını fark ettiğin ve hissettiğinde, en kutsal hazinen, güçlü, güvende, sevilir, hiç bozulmayacak, kaybolmayacak olan, her şeye sahip .. Kutsal varlığını fark ettiğinde, kendinin de, diğerlerinin de, yaşamın da kutsal varlığını kabullenmek ve hissetmenin hafifliği.. Varolmanın hafifliği, kolay, basit, rahat ve iyidir..

Onda olan sende, sende olan onda olmayabilir.. Aynı zamanda, onda olan da, sende olan da, senin evreninde.. Onda olandan da, sende olandan da, şükran duymanın mutluluğu ve.. Bu kolaylıkta iyi ve güzel haller, kutlama, şükran duymanın mutluluğunu yaşama fırsatı.. Sorun, eksiklik gibi kötü görünen durumlar da öğrenme, eğitim saati.. İyi hayatları oluşturan tecrübelerin geliştiği zamanlar..

Böylece yolculuk; mutluluk için şükran duyma ile öğrenmeyle üstesinden gelme gücünü farketme için şükran duyma arasında devam eder.. Bu gerçek yürüyüş kolaydır, hafiftir.

Sanal yürüyüşte kendine acıma ile gözünü gerçeğe kapatınca sorumluluktan kurtuluyor sandığında; sahte bir iyilikle kendini kandırarak haz alırken de, saldırılan ya da saldıran rolünde kötü duygular yaşarken de hep aynı yerde.. Yaşanmamış ve yaşanmayı bekleyerek bir türlü ilerlenmeyen yolculuğun ağırlığında. Don Kişot gibi havaya kılıcını sallarken hep aynı yerde.. İyi de kötü, kötü de kötü.. Çünkü iyi de sanal, sahte, kötü de.. Çözümsüz, çaresiz, zor ..

O halde bu günün anneleri… Bu günün babaları.. Gerçek yaşam, yolculuk, yalnızca bu anda yaşanıyor.. Babam ve ben.. Annem ve ben.. Ben… Sen.. Bu günün annesi.. Bu günün babası.. Her kimsen bu gün, bu an, iyi ve kutsal bir varlıksın.. Güzellikleri şükranla yaşa.. Sorunları kendi eğitimin ve öğrenimin için bu gün, bu an gelen ders olarak bil.. İnan, iste, çalış, öğren ve çöz.. Yaşamın, senin ve diğerlerinin iyi ve kutsal varlıklar olduğuna güven.. Yaşamdaki, sendeki ve diğerindeki bu kutsal varlığı sen yaratmadın, ama sende var.. Seçim senin.. Seçim yapabilme gücü sende.. Annem, babam yüzünden mecburum böyle devam etmeye kandırmasına inanmak da bir seçim.. Seçim hep senin.. Neye inanmayı seçersen, sonucu inandığın şeyin gerçek mi, kandırmaca mı olduğunu gösterir. Gerçeklikte huzurla, yaşam hafif, kolay ve rahattır.. Kandırmaların tuzağına inandığında ise kendinden uzakta kalmak, bitmek bilmeyen aynı sorunların pençesinde her şey çok zor,..

İyilik, güzelliklerin mutluluğunu yaşamanın şükranında; babama bildiği en iyiyi yaparak elinden geleni yaptığı için teşekkür ediyorum. O gün bildiğinin en iyisiydi..

Gözünü açmadan yaşadığı, bilmediği ve öğrenmediği için an’ı kaçırdığında, hatasının bedelini o anın güzelliklerini kaçırarak, yaşamadan geçirerek, gerçek sevgiyi hissetmek, paylaşmanın hafifliği rahatlığı yerine sırtındaki yüklerin ağırlığıyla yaşayarak zaten ödedi.. Ona bedel ödetmeye çalışmak, bu anda, yaşanabilecek tek gerçek anda, senin de anları, yani yaşamı yaşamadan geçirmen demek.. Ve bu hataya devam ettiğin için bedel ödemeye devam etmen demek..

Hem iyilik ve güzellikler, mutluluklar, hem de sıkıntılar ve zorluklar, şükran duyarak gerçeği yaşamak için fırsatlardır..

Geçmişteki anne ve babama; verebildikleriyle kutsal varlığımdaki güzellik ve iyilikleri yaşama , veremedikleriyle de gücümü kullanma ve kutsal varlığımla, her türlü zorluğun üstesinden gelebilme kapasitemi farketme, affedebilme gücümü öğrenme fırsatı sundukları için teşekkür ediyorum.

Şimdi sen, yaşamı gerçekten yaşayabilir ve içindeki çocuğa ve büyütmekte olduğun çocuğa, gerçek ve doğal yürüyüşü öğrenme şansı verebilirsin. Onu fark ederek, dikkatini ve hak ettiği sevgiyi verebilirsin..

Kaleminden