ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

İşkolik Misiniz?

HAYDİ, KOLİĞİ ATABİLİR ,

KENDİNİ VE İŞİNİ SEVEN, GÜZEL YAPAN, SAĞLIKLI, MUTLU, DENGELİ, İYİ YAŞAYAN OLABİLİRSİNİZ..

HATIRLAYIN; SİZİN GERÇEK İYİLİĞİNİZ, TÜM İŞLERİN, YAPILACAK ÜRETİLECEK ŞEYLERİN VE DİĞERLERİNİN DE İYİLİĞİDİR!

İşkoliklik bir bağımlılık hali, bağımlılık hissedilen şeyse çalışma ve başarma, onaylanma.. Bu bağımlılık türü giderek artan biçimde besleniyor. Üstelik rekabetin iyice arttığı kültürel ortamlarda, iş ortamında, belirlenmesi bile daha karışık, diğer bağımlılıklardan daha zor hale geliyor. Çünkü bağımlılık hissedilen şey, gerçekte güzel sonuçlar da getiren bir durum.. Çalışmak ve başarmanın takdir edilmemesi, desteklenmemesi düşünülemez doğal olarak.

Aynı zamanda severek çalışmanın iyilik demek olduğunu, başarmak, suçluluk duymadan, kaygılanmadan rekabet edebilmenin olgunluk olduğunu da bildiğimiz durumlarda. Sportmenlik iş yaşamında ve yaşamın her alanında olgunluk demek.. İyi olan kazansın. .. Çalışalım, , potansiyelimizin, üretimimizin sonuçlarını birlikte kutlayalım. Kim kazanırsa hepimiz için iyi, güvenerek ve severek çalışalım.. Bu cümleler bağımlılıktan kaynaklanan başarma güdüsüyle çalışılan ortamlarda çok ütopik, duygusal, fantezi gibi algılanır çoğu zaman.. Böyle algılanan ortamlarda rekabet duygusu bambaşka anlamlarla motivasyon kazanır. Oradaki motivasyon ölüm kalım savaşı gibidir. Sanki ölümüne yapılması gereken, mutlak kazanma olmazsa olmaz, olmazsa sonu çok büyük, kaldırılması çok güç kayıplar gibi algılanır.

Halbuki olgunluk ifadesi olan rekabet, kelime olarak aynı gibi göründüğü halde bambaşka anlamlar ve motivasyonlar taşıyor. Olgun rekabette korku, güvensizlik, olmazsa felaket olur gibi duyumlar yoktur. Elinden gelenin en güzelini yapmak için çalışmak, o çalışmaya suçluluk ya da korku duymadan motive olmak vardır. Ve o yüzden yapılan iş, motivasyon halinde, severek, elden gelen en güzel biçimde yapılır. Süreçten zevk alınır. Sonuçtaki başarı kutlanır. Elde edilen başarının daha fazlasını elde edenin başarısı da takdir edilir ve kutlanır. Bilinir ki, iyinin daha iyisi de, daha kötüsü de hep olacak.. Benim iyimden daha iyiler ve daha kötüler hep olacak. Önemli olan elinden gelenin iyisi için en güzel şekilde huzurla, güvenle ve dengeli çalışmak.. Süreç de sonuç da takdir edilir ve kutlanır. Ölüm kalım savaşı yoktur.

İş, çalışma, başarma ve onaylanma isteği yaşamın gerçeğiyle çeliştiğinde , diğer haz çeşitliliği ve temel ihtiyaçları bastırır hale geldiğinde sorunlar başlıyor. İnsan kusurları, kırılganlıkları olan bir varlık. Yeniden deşarj olmak için dinlenmeye, uykuya, beslenmeye ve farklı alanlarını harekete geçirmeye, hobilerine vakit ayırmaya ihtiyaç duyuyor. Aynı zamanda sosyal de bir varlık. Sevgi, yakınlık ve ilgileri paylaşmaya da ihtiyaç duyuyor. Oysa tüm kaynaklar çalışma ve başarmadan alınan hazza aktarıldığında insanın iyilik halinde yaşayabilmesi bozulur ve giderek başlangıçta elde edilmiş görünen pek çok kazanç hızla kaybedilmeye başlar. Her şey çok iyi, yolunda derken sanki dünya ayaklarının altından kaymaya başlar. Maddi manevi tükenmişliğe doğru gider. Sağlık, mutluluk, sevgi, gerçek yakınlık ve ilgiyi kaybeder. Bağımlılık, bir yetişkinin, bebeklik döneminde bebeğin temel bakıcıya muhtaç, mecbur oluşu gibidir. Bir bebeğin annesini ihtiyacını karşılamaya yöneltmek için tüm gücüyle, tüm bedeniyle ağlayarak tepki vermesi, istemesi ve anneyi yönlendirerek bakımını sağlatıp ölümden kurtulması gibidir. Bağımlılıklarda tüm kaynaklar anne yerine konulan şeye yatırılır. İşkoliklikte de iş aslında anne olmuştur. Annenin bakımını alamayan bir bebeğin ölümü gibi ölümden kaçmak için mecburi tepkiye dönmüştür ve tüm kaynaklar işe, çalışmaya aktarılır. Vazgeçerse sonu ölüm, yok oluş gibidir. O yüzden vazgeçemez.

İşkoliklik diğer bağımlılıklara göre geç fark ediliyor ve uzun süre kazanımları yüzünden çevre tarafından da beslendiği için tedavide gecikiliyor. Ancak ciddi kayıplar başlayınca, o kayıplara odaklı bir tedavi arayışı başlıyor. Çoğunlukla önce yakın çevre işkoliklik olduğunu ifade etmeye başlıyor ama kayıplar belirginleşinceye kadar inkar ve bahanelerle kabul edilmiyor.

Eğer sürekli iş düşünüyor ve düşünmediğinizde her şey yerle bir olacak gibi geliyorsa, yaptığınız işi sizden başkasının yapması imkansız, aralıksız yapmaya mecburmuş gibi hissediyorsanız, mükemmel olmak zorunda ve olmazsa sonunuz gibi, bir yok oluş gibi geliyorsa, ara verilen anlar gereksiz bir lüks gibi geliyorsa, kendinize, dinlenmeye, tatile, spora, düzenli ve dengeli beslenmeye, sevdiklerinize ayıracak hiç zamanınız yoksa, işe ara verme düşüncesi bile kaygı verici oluyor ve keyfiniz kaçıyorsa, giderek bedeninizin isyanları gelmeye başladıysa, kaygı, endişe, sinirlilik, uykusuzluk, baş ağrıları, mide barsak sorunları, kalp damar sorunları ortaya çıkmaya başladıysa, sevdikleriniz, çevrenizdekiler sizden uzaklaşıyor ya da sizin uzak olduğunuzu, ve sürekli stres altında olduğunuzu ve onları da etkilediğini söylüyorsa.. Artık düşünmek ve zararın neresinden dönsem kardır demeye başlama zamanı gelmiş demektir.

Tüm bağımlılıklarda olduğu gibi iyileşmek için ilk ve en önemli adım zararın farkına varmak , bir sorun olduğunu kabul etmektir. O ana kadar derin bir biçimde yerleşmiş bir inanış var ve farkına varınca alışkanlıklardan kurtulmak da çok kolay değil. Hedefi belirlemek ve güvenli dengeli bir hayat yaşamaya doğru yapılacakları netleştirmekle başlayan azimli bir gayret gerekiyor.. Bir yanınız alışkanlıklara doğru iterken olumsuz duyguların sizi yönetmesine izin vermeden kendinizi motive etmeye çalışmalısınız. Bağımlılıklardan kurtulmaya çalışırken destek gereklidir. Bu ne olduğunu bilmek ve gerekeni yapmak demektir. Her ne tür olursa olsun bir sorun olduğunda, sorunu sorun olarak görebildiğimizde, çözümü için gerekeni yapmak, gerekirse destek de almak bilinçli olmak, akılcı davranmak demektir. Bir bağımlılık türü olan işkoliklikte de hatalı temel kabuller ve bilgi işleme hatalarına bağlı alışkanlıklar sorunludur. Alışkanlıkları değiştirme çabalarındaki duygusal zorlukları aşmak için çoğunlukla psikolojik destek de gereklidir.. Gereken ne ise onu yaptığınızda iyi bir yaşam süreceksiniz.. Yaşamınız dengeli, doyumlu, sağlıklı ve mutlu olacaktır.

Kaleminden