ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Çocuğa Sorumluluk Kazandırma

Sorumluluklarını almayan, sorumluluklarını bilmeyen, sorumluluk bilinci gelişmemiş çocuklar son zamanlarda modern çağın narsisizm illetiyle birlikte giderek çoğalmakta ve çocuk psikiyatrisine yoğun bir başvuru sebebi olarak öne çıkmaktadır.

Antalya psikiyatri ve Antalya psikoterapi merkezi olarak bu yazımızda çocuklarda sorumluluk bilinci nasıl geliştirilir, sorumluluk duygusu neden önemlidir, sorumluluk sahibi çocuk nasıl yetiştirilir, çocuğa nasıl sorumluluk kazandırılır? sorularına yanıt arayacağız.

Kurallara uyma, tercih ve seçimlerinin sonuçlarına katlanma, kendi sınırlarını bilerek başka insanların ve diğer canlıların haklarına saygı gösterme olarak tanımlayabileceğimiz sorumluluk, öğrenilerek geliştirilen bir beceri ve değerdir. Yaşamımızdaki tüm değerlerde de olduğu gibi sorumluluk sahibi olmak, sorumluluk bilincini kazanmak da önce anne babadan, sonra sosyal çevreden öğrenilecektir.

Çocukta özgüven ve sorumluluk sahibi olma at başı giden kavramlardır. Özgüven eksikliği olan bir çocuk hata yapmaktan korkacağından, her şeyi ebeveynlerine sorma ve onaylama ihtiyacında olduğundan sorumluluk almaktan kaçacaktır.

Sorumluluk ile kişilik gelişimi de birbirinden ayrılmayacak kavramlardır. İlk 6 yaşta hemen hemen tamamlanan kişilik gelişiminde bağımsız kişilik gelişimi baskılandıysa sorumluluk duygusu da zor kazanılacaktır. Aşırı korumacı ve müdahaleci ebeveyn yaklaşımı çocuğun bağımsızlaşmasını engelleyerek sorumluluk sahibi olmasını önlediği gibi, günümüzdeki her şeyin en iyisine, en güzeline sen layıksın, başarı için her yol mubahtır, altta kalanın canı çıksın anlayışı da kural tanımaz, başkalarının hakkını rahatça çiğneyebilen, sorumluluklarından kaçan çocukların yetişmesini sağlamaktadır.

Özgüven sahibi çocuk yetiştirmek için onların da fikirlerini alın, seçimlerinin önemli ve değerli olduğunu her fırsatta dile getirin. Çocuğun sadece var olması sizin için en kıymetli hazinedir. Bu değer başarı vs. ile ilişkilendirilemez. “iyi ki varsın”, “Bizim için her şeyden önde ve değerlisin”, diliyle çocuğunuza ne kadar önemli ve değerli olduğunu her zaman hissettirin. Çocuğunuza güvenin, çeşitli aktivitelere katılmasını, farklı ortamlara girmesini, yeni arkadaşlıklar kurmasını sağlayın, yeteneklerini ortaya koyacak imkânlar yaratın, özel başarılarında değil her fırsatta takdir edin. Herhangi bir sorun olduğunda onu suçlamayın, hiçbir zaman karakteri üzerinden eleştirmeyin.

Çocuk yetiştirirken davranış ile kişiliği ayırmak en önemli konulardandır. Olumsuz bir davranışı farklı yöntemlerle değiştirmek mümkündür. Ancak çocuğun kişilik özelliklerini küçümseyici, suçlayıcı tavırlar ve kişiliğini değiştirmeye yönelik zorlamalar en büyük hata olacaktır.

Ebeveynler gerek çocuğa sorumluluk kazandırma, sorumluluk bilinci olan çocuk yetiştirme konusunda gerekse her türlü davranış gelişiminde bazı genel prensipleri bilmelidir. Antalya psikiyatri ve Antalya psikoterapi olarak çocuk eğitiminde şu 4 temel noktaya dikkatinizi çekmek isteriz.

1)Bir davranış kazandırma, sorumluluk verme, yapılması gereken bir şeyi öğretmede öncelikle çocuk BİLGİLENDİRİLMELİ’ dir. Ben yaptım oldu, anne baba her şeyi bilir, bu böyle olacak yerine istenen şeyin nedenleri hakkında bilgi verilmeli, buna niye ihtiyaç duyulduğu anlatılmalıdır. Ne için yapılması gerektiğini anlamayan çocuk kuralları içselleştirmeyecek, sorumluluklarını yerine getirmeyecektir.

2)Yeterli bilgilendirme yapıldıktan sonra istenen davranış mutlaka TAKİP edilmelidir. “Annem bugün söyler, yarın unutur” fikri çocuğa yerleşmemelidir.

3)Davranışının yerleşip yerleşmemesine bağlı olumlu ya da olumsuz GERİBİLDİRİM’ ler yapılmalıdır. Alınan sorumluluk, olumlu davranış değişimi takdir edilmeli, uygun pekiştireçlerle motivasyon arttırılmalıdır. Olumlu davranış gözlenmediğinde ise konu tekrar masaya yatırılmalı, sıkıntı, engel, olası neden ve sorunlar konuşulmalı, yeni çözümler aranmalıdır.

4)İstenen davranış gerçekleşmediğinde konunun küllenmesine fırsat verilmemeli, gerekli HATIRLATMA’ lar ısrarla yapılmalıdır.

Ebeveynlerin kararlı ve sabırlı yaklaşımları çocuk eğitiminde ana prensiptir.

Çocuğa sorumluluk kazandırırken çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi unutulmamalıdır. Antalya psikiyatri ve Antalya psikoterapi merkezi olarak farklı yaş gruplarında alınabilecek sorumlulukları şöyle özetleyebiliriz.

  • 2-3 yaş çocuklarında inatçılık ağır basar. Kendim yiyeceğim diye tutturabilir. Üstünü başını kirletse de yemeğini kendisinin yemesine fırsat verilmeli, çatal kaşık kullanma becerisini kazanmasına olanak sağlanmalıdır. Bir müddet çabaladıktan sonra hevesini alacak, devamında sizin beslemenize ses çıkarmayacaktır. Yine bu dönemde bardaktan kendi kendine su içme, yelek gibi basit giyecekleri giymeye ve çıkarmaya çalışma denemelerini başarabilirler.
  • 4-5 yaş grubunda sorumluluk kavramı netlik kazanmaya başlamıştır. Oyuncaklarını toplama gibi kolay ev işlerinde sorumluluk verilebilir. El ve yüzlerini kendileri yıkayabilirler. Sofraya ekmeği getir, tuzluğu masaya koy gibi eylemleri severek yapabilirler. İnatçılıkları oldukça azalmıştır. Bir şey başarmış olmak, bir iş yaptığını göstermek 4-5 yaş çocuğu için gurur ve keyif kaynağıdır. Diş fırçalama alışkanlığı bu dönemde kazandırılabilir.
  • Okul döneminin başladığı 6-7 yaşlarda sorumluluk alabilme oldukça netlik kazanmıştır. Kendi başlarına giyinip soyunmayı becerebilmeli, okula, servise yetişme gibi zamana bağlı aktivitelerin bilincinde olmalı, gereğini yapabilmelidirler. Giyinip soyunması, yemeğini yemesi için yeterli zamanı sağlayıp, bu sorumluluklarını yapmasına fırsat vermelisiniz. Hazırlıkları son dakikalara bırakıp, geç kalmasın diyerek “bu sefer de ben giydireyim, ben yedireyim” derseniz bu becerilerin kazanımı geç yaşlara kayacaktır. Bu yaşlarda evcil bir hayvanın bakımını üstlenip, sorumluluğunu alabilir.
  • 8-9 yaş çocukları okulla ilgili tüm sorumluluklarını alabilmelidir. Uyarmadan derslerini yapmalı, okul saatinin bilincinde olmalıdır. Odasını, masasını düzenli tutmak, yardımsız banyo yapmak gibi eylemler 8-9 yaş çocuğunun sorumluluklarındandır.
  • 10-12 yaş çocukları evde tek başına kalabilir, otobüs, minibüs gibi toplu ulaşım araçlarını kullanabilir. Okulla ilgili tüm görevlerini tek başına yürütebilir. Sinema, tiyatro, kütüphane gibi ortamlarda nasıl davranılacağını bilmeli, arkadaşlarıyla buralara gidebilmeli, ufak tefek alışverişleri yapabilmelidir. İlgilerini keşfetmiş olmalı, kendine uygun hobileri yapmaya çalışılmalıdır.

Sorumluluk sahibi bir çocuk yetiştirmek için;

1)Çocuğunuza örnek, doğru rol model olun. Siz ne kadar sorumluluk sahibiyseniz çocuğunuz da o kadar sorumluluk sahibi olacaktır. Arabasının küllüğünü sokağa boşaltan anne baba, çocuğun elindeki çöpü çöp kovasına atmasını beklememelidir.

2)Küçük yaşlardan itibaren çocuklarınızı adam yerine koyun ve onlara seçme hakkı tanıyın. Seçme şansı tanınan, kararlarına saygı gösterilen çocukların kişilik gelişimleri daha sağlıklı olacak, kendilerini daha iyi tanıyacaklardır. Bu sayede karar verebilme yetileri gelişir ve seçimlerinin sorumluluğunu daha kolay alırlar. Bu özgüven ve sorumluluk sahibi çocuk yetiştirmede ana prensiplerdendir.

3)Çocuklarınız arasında cinsiyet ayırımı yapmayın. Sofrayı kızınızla toplarken oğlunuzun bilgisayar başında oturmasına göz yumarsanız ev işlerinde kadına yardımcı olmayacak bir erkek evlat yetiştirmeniz kesindir.

4)Yatağını toplama, odasını düzenleme gibi şeylerde her şeyi üstlenip, hazıra konmaya alıştırmayın. Belli sorumluluk alanları koyarak, bunu istikrarlı biçimde takip edin.

5)Küçük yaşlardan itibaren sorumluluk bilincini aşılayın. Çıkardığı kıyafetleri askıya asmak, oyuncaklarını toplamak gibi bireysel sorumluluklarını, sofranın kurulması ve toplanmasına yardım etmek, bakkaldan ekmek almak gibi evle ilgili sorumlulukları ve ağaç dikmek, yeşili korumak, çevreyi temiz tutmak gibi sosyal sorumlulukları öğretin, siz örnek olun ki sizi model alsın.

6)Olumlu davranışlarını mutlaka takdir edin, görmezden gelip sıradanlaştırmayın. Sizin için basit bir şey çocuk için çok değerli ve anlamlı olabilir. Yaşının üzerinde taleplerde bulunmayın.

  • Çocuğunuzun hatalarının bedelini ödemesini sağlamadan, tüm sorumluluğu siz alır ve onun hatalarının bedelini siz öderseniz,
  • Çocuğun davranışları için çeşitli mazeretler üreterek olumluyu olumsuza, olumsuzu olumluya çevirmeyi tercih ederseniz,
  • Çocuğa iyi bir rol model olmak yerine kötü örnek olursanız,
  • Yorgunluğunuzu, zaman darlığınızı vs. bahane ederek çocuğa karşı tutumlarınızda istikrarlı olmazsanız,
  • Hatalarında uyarıcı (hatayı görmezden gelme), iyi davranışlarında takdir edici olmazsanız,
  • Çatışmadan kaçmak için kabul edilmez davranışlarının üzerine gitmez, sınırsız hoşgörülü olursanız,
  • İşin kolayına kaçarak, bir an önce bitmesini sağlamak için çocuğun yapması gereken ödev, giyinme, yemek yeme vs.’ yi siz yaparsanız,
  • Ilımlı disiplin sağlamada yetersiz ve etkisiz kalıp, “bir daha ki sefere şöyle yaparım” larınız hep lafta kalırsa, SORUMSUZ çocuk yetiştirmeniz garantidir.