ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Depresyon Tedavisinde Psikoterapi

Depresyon tedavisinde bilişsel davranışçı terapinin büyük yeri vardır. Orta ve şiddetli belirtiler gösteren depresyon olgularında bilişsel davranışçı terapi ile tedavi de başarılı sonuçlara imza atılmıştır.

Depresyonda bilişsel davranışçı terapi ile kendini acımasızca eleştirme, umutsuzluk, eylemsizlik, sosyal çekinme ve kaçınma gibi uyum bozan düşünce biçimleri ile etkisiz davranış örüntülerini yok etmek hedeflenir.

Depresyon tedavisinde bilişsel davranışçı terapiyi ilk kez 1960’ lı yılların başında A.T. Beck kullanmıştır. Beck’ in buradaki yaklaşımı depresif hastaların kendileri, dünya ve gelecek ile ilgili olumsuz zihinsel tasarımlarına dayanır. Olumsuz zihinsel tasarımları yok etmeye yönelik bilişsel ve davranışçı becerileri öğretmeyi içeren, yapılandırılmış, iş birliğine dayalı, kısa süreli ve sorun odaklı bir psikoterapi yaklaşımı kullanılır. 10 ila 20 seans sürecek tedavi sürecinde 4-6 seanstan itibaren depresif belirtilerde belirgin bir düzelme görülür.

Tedavide öncelikle “yetersizim”, “yakında beni işten çıkarıp daha iyisini bulurlar” gibi olumsuz düşüncelerin tanımlamaları yapılır. Bunların doğruluk payları objektif olarak değerlendirilir, daha işlevsel ve dengeli düşünmeye yönlendirilir. Otomatik olarak en kötüyü düşünen sistem, “işimde iyi yaptığım pek çok şey var”, “ben de herkes kadar iyiyim”, “ufak tefek hatalar meslek hayatımın sonu olmaz” gibi sağlıklı bir yapıya kavuşturulmaya çalışılır. Bu depresyon oluşturucu düşünceleri değiştirmeyi öğrenmenin yanı sıra altta yatan hatalı inanç, varsayımlar ve kendilik şemalarının tanınması ve değiştirilmesi de gerekecektir. Bunlar “ben beş para etmez biriyim”, “her şeyin en iyisini, en mükemmelini yapmazsam kimse beni sevmez” gibi bilinçdışı yerleşik inançlardır.

Aynı terapötik hedeflere yönelik, ortalama 8 hafta süren dikkatliliğe dayalı grup terapileri de depresyon tedavisinde iyi sonuçlar vermektedir. Burada grup üyelerinin iyi oldukları dönemleri fark etmelerine dayalı, hoşa giden duyguların yaşandığı dönemlerdeki duygu düzenleme stratejilerini ortaya koymaya yönelik bilişsel davranışçı yaklaşımlar sergilenir.

Birçok araştırma akut depresyon döneminde ilaç tedavileri ile bilişsel davranışçı terapilerin sonuçlarını yakın göstermektedir. Nükslerin önlenmesinde ise psikoterapinin tartışılmaz bir üstünlüğü vardır. Bazı psikiyatristler ise antidepresan ilaç ve bilişsel davranışçı terapinin birlikte kullanımının daha etkili olduğunu savunurlar. Bunu destekleyen yayınlar da mevcuttur. Bileşik tedavilerin özellikle çocuklukta travması olan grupta (ebeveyn kaybı, ebeveyn ayrılığı, ihmal, cinsel istismar gibi) daha iyi neticeler verdiğine inanılır.

Son yıllardaki ortak görüş, akut depresyon tedavisinde psikoterapinin ilaç tedavisine benzer sonuçlar verdiği, uzun vadede maliyet ve etkinlik açısından ilaca göre üstün olduğu, yan etkiler açısından da büyük avantaj sağladığıdır. Süreğen depresyonlarda kombine tedavi en uygunudur. Nüksleri önlemede bilişsel davranışçı terapilerin ilaca göre etkinliği çok daha fazladır.

Bilişsel davranışı terapi üzüntülü ruh hali ve depresif belirtilere yanıt olarak gelişen otomatik olumsuz düşüncelerin giderilmesinde özgün bir etkiye sahiptir. Psikoterapi boyunca “Beck Depresyon Ölçeği” gibi geçerli bir psikiyatrik değerlendirme ölçeği ile belirti şiddeti izlenir ve hasta ile terapist belirtilerin ne düzeyde gerilediğini tartışır ve değerlendirirler.

Bilişsel davranışçı tedavilerin kilit noktası, davranış ve bilişleri değiştirmeye yönelik öğrenilen becerilerin ev ödevleriyle desteklenmesidir. Danışanların ev ödevlerini tamamlamaları tedavi için şarttır. Sedanter yaşamın terk edilerek fiziksel aktiviteye önem verilmesi depresyon tedavisinde olmazsa olmazdır. Bilişsel davranışçı tedavi bir yönden hastalara kendi kendilerinin terapisti olmayı da öğretir.

Özetle, bilişsel davranışçı terapinin depresyon tedavisindeki rolü, işlevsiz ve uygunsuz düşünme biçimi ile davranış örüntülerini değiştirmeye yönelik beceri kazandırma amaçlı müdahalelerdir. Akut dönem depresyon tedavisinde ilaç tedavisi ve psikoterapi sonuçları benzerdir. Nükslerden korunmada psikoterapi üstün bulunmuştur. Kronik depresyon tedavisinde ise antidepresan tedavi ile psikoterapinin birlikte kullanılması önerilmektedir.

Antalya Psikiyatri ve Antalya Psikoterapi Merkezi olarak depresyon tedavisinde gerek bilişsel davranışçı terapiyi, gerekse ilaç tedavilerini size uygun tarzda belirleyerek kısa sürede sonuç almayı hedefliyoruz.

Gülümsemenin yüzünüzden hiç eksik olmaması dileklerimizle.

Psikiyatri Merkezi Antalya.

Antalya Psikoterapi Merkezi.

Depresyon Tedavisi Antalya, Psikiyatri Uzmanı Emine Filiz Uluhan.