ANTALYA PSİKİYATRİ & PSİKOTERAPİ ve DANIŞMA MERKEZİ
Psikiyatrist / Psikoterapist Uzm. Dr. Emine Filiz ULUHAN

Hiperaktif Çocuklar

Her hareketli çocuk hiperaktif değildir.

Antalya Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezi olarak, son sözü en başta söyledik. Çocuk psikiyatrisi ve çocuk psikolojisinde en çok merak edilen konuyu şimdi genişçe ele alalım.

Yerinde duramama, dikkatini belli bir konuda toplayamama ile kendini gösteren bir hastalıktır hiperaktivite. Psikiyatride öğrenme ve davranış bozuklukları içinde yer alır. Hiperaktivite varlığında ciddi bir tedavi gerekir.

Hiperaktivite tedavisinde genellikle uzun süreli ilaç kullanmak gerektiğinden aileler tereddüte düşmektedir. Günümüzde birçok yönüyle tartışılan, farklı görüşlerin ailelerin kafasını karıştırdığı bir hastalıktır.

Çocuğum dur durak bilmiyor, bıraksan düz duvara tırmanacak, sanki içinde kurt var, bir hareket bir hareket, tut tutabilirsen. Bunlarla psikiyatri kliniğinde sıklıkla karşılaşıyoruz. Çocuğum yaramaz mı? Üstün zekalı mı? Yoksa hiperaktif mi? Evet, bunların hepsi de mümkün. Önemli olan hiperaktivite tanısını doğru koyabilmek. Peki tanı kriterleri nelerdir? Bir çocuğa ne zaman hiperaktif diyebiliriz?

Çocuk psikiyatrisindeki genel kurala göre, çocuğunuz kurallara dayalı davranışta ve kronolojik yaşına göre bazı kriterleri karşılıyorsa hiperaktivite dikkat bozukluğu diyebiliriz. Bu gelişimsel bir bozukluktur.

Çocuklarınızda aşağıdaki belirtiler bulunuyorsa bir psikiyatrist görüşü almanızda büyük fayda vardır.

  1. Kısa dikkat süresi.
  2. Başladığı işi çoğu kez bitirememe.
  3. Önünü ardını düşünmeden eyleme ve harekete geçme.
  4. Huzursuzluk, yerinde duramama.
  5. Motor faaliyetlerin artması.
  6. Akranlarıyla oyun oynarken sabırsızlık gösterme, sıra bekleyememe.
  7. Yönerge alamama.
  8. Faaliyetlerini durdurmakta zorlanma, kendini sınırlayamama.
  9. Bitirilmemiş bir faaliyetten diğerine atlama.
  10. Çok konuşma.
  11. Sonuçlarını düşünmeden tehlikeli girişimlerde bulunma. (Aniden yola fırlama, yüksekten atlama gibi.)
  12. Evde ya da okulda oyuncak, kitap, kalem gibi malzemelerini sık sık kaybetme.
  13. Sessiz oyun oynayamama.
  14. Sorulara daha tamamlanmadan cevap vermeye çalışma.
  15. Herhangi bir oyun ya da uğraşıda yaşıtlarıyla aynı zaman süresince meşgul olamama.

Yukarıdaki belirtiler çocukta bulunduğunda arkadaşlarıyla geçimsizlik yaşaması, derslerinde başarısız olması, sosyal ve duygusal olarak yaşına uygun davranamaması gayet doğaldır. Ebeveynlerin bir uzman desteği aramalarındaki en büyük sebepler de bunlardır. Ancak bilmeliyiz ki bu belirtileri gösteren her çocuk hiperaktif değildir. Birçok normal, hatta çok zeki çocuklarda da aynı bulgulara rastlayabiliriz. Bu nedenle biz psikiyatristler aşağıdaki bulgular olduğunda hiperaktivite tanısı koyarız.

  1. Belirtiler bebeklik döneminden itibaren varsa,
  2. Belirtiler en az 12 aydır varsa,
  3. Ev, okul, misafirlik gibi her ortamda belirtileri gösteriyorsa,
  4. Davranışları kendi yaş grubuna göre açıkça farklı ise,
  5. Aile ya da öğretmen dikkat eksikliği, odaklanamama, dürtüsel davranma gibi durumlardan şikayetçi ise hiperaktiviteden söz edilebilir.

Otizm, psikoz, zeka geriliği gibi başka rahatsızlıkların da hiperaktivite tanısı koymadan ekarte edilmesi gerekir.

Hiperaktivite belirtileri çok zeki çocuklarda da görülebilir. Bu durum aile ile psikiyatristi zaman zaman zorlayabilmektedir. Zeki çocuklar hiperaktiflerden farklı olarak yalnızca bazı ortamlarda dikkat dağınıklığı ve odaklanamama sorunu yaşarken, ebeveyn ya da öğretmenlerinin söylediklerine ve yönergelere uyarlar. Zeki bir çocuğa yanlışlıkla hiperaktivite tanısı koymak kadar hiperaktif çocuğu olan bir anne babanın, onun çok zeki olduğunu düşünerek hastalığı kabul etmemesi de sorun olabilmektedir.

Hiperaktif çocuklar evde ve okulda uyum ve davranış sorunu yaşasa da bazı durumlarda oldukça başarılıdırlar. Grup içinde son derece agresif ve uyumsuz olan hiperaktif bir çocuk teke tek ilişkilerde rahat ve başarılı olabilir. Bu çocuklar yabancı ortamlarda diğer çocuklara göre daha uyumlu ve huzurlu olabilirler. Her iki cinsiyetteki hiperaktif çocukların erkek öğretmen ve erkek doktorlarla daha rahat diyalog kurdukları da bilinmektedir.

Ebeveynlerin aklına takılan bir soru da hiperaktif çocukların ileri yaşlarda ne olacağıdır. Bu çocukların uzun vadeli takiplerinde kaba motor faaliyetlerin durulduğu, ancak huzursuzluk ve dikkat dağınıklığının aynı kaldığı görülmüştür. Olguların yaklaşık üçte birinde başta güven eksikliği olmak üzere bazı duygusal problemler çıkabilmektedir. Öğrenme güçlüğü hiperaktif çocukların yarısında kalıcı olabilmektedir. Bu çocuklarda sınıfta kalma oranı normalin 2-3 mislidir. Erişkin dönemde arkadaş ilişkilerinde sorunlar, evlilikte geçimsizlik ve alkol alışkanlığı problemleri artmaktadır. Ancak hastaların yarıdan fazlasının yetişkin yaşta tamamen uyum sağlamayı başardıkları da bilinmelidir.

Hiperaktif çocukların tedavisinde ilaç ve psikolojik tedavi olmak üzere iki yöntem vardır. Amfetamin ve amfetamin benzeri ilaçlar hiperaktivite tedavisinin medikal kısmıdır. İlaç tedavisinin yanında psikolojik tedavi şarttır. Hastalığı kabullenmekte güçlük çeken ailelerin eğitim ve psikoterapisi tedavinin olmazsa olmazlarındandır. Başa çıkma stratejileri, çocukla kurulacak ilişkinin püf noktaları psikoterapide anne babaya öğretilir. Tedavinin okul ayağı olmadan başarı mümkün değildir. Burada öğretmenle olan işbirliği çok önemlidir. Çocuğun psikoterapisinde ise bireysel yetersizliklerini tanıması ve güçlendirmesi üzerinde çalışılır.

İlaçlar konsantrasyon ve dikkat süresini arttırmada, düşünmeden hareket etmeyi ve hareketliliği azaltmada oldukça etkindir. Mutlaka psikiyatrist gözetiminde ilaç kullanılmalıdır.

Antalya Psikiyatri ve Pikoterapi Merkezi, Çocuk Psikoterapisi Antalya.

Psikiyatrist ve Psikoterapist Emine Filiz Uluhan.